Liva Reklam
Üye Girişi
Google ile arama
Haritadan Firma Ara
  Rukiye Türeyen  
 
 
  Fikir Köşesi
  Tüm Yazılar
  Tüm Yazarlar
  Yazarın Tüm Yazıları
  Tüm Şiirler
  Yazarın Özgeçmişi
 
 
  Dilenciler…
  Merhaba sevgili okurlar... Bu yazımı dilencilik üzerine yazmak istedim. Her dilenene inanm...
  Yazının Devamı »
 
  Aysel’in Feryadı (Bırak Beni F...
  Bu hastalığı ilk kez duyanlar arasındayım maalesef. Maalesef diyorum çünkü biz insanoğlu b...
  Yazının Devamı »
 
  Vasıfsız diyenlere inat…
  O, her engelli aşmış engellilerden sadece bir tanesi......
  Yazının Devamı »
 
  "Ey On Bir Ayın Sultanı Giderk...
  Sen geldin; gelişinle beraber huzuru, maneviyatı ve yardımlaşmayı da beraberinde getirdin....
  Yazının Devamı »
 
 
 
 
izlenme: 2746 
|
Firma Rehberi
Osmanlı'da engelli olmak, günümüzde engelli olmak
Merhabalar sevgili okurlar, sizlere Osmanlı döneminde engelli olmanın ne gibi, Zorlukları vardı ve günümüzde engeli olmanın zorlukları var, onu anlatmaya ele almaya çalışacağım, aradaki fark neler hep beraber görelim…

Osmanlı‘da Engelli olmak

Osmanlı döneminde, bu dönemin yardım kuruluşlarına muhtacı tertibat deniliyor, muhtacı tertibata
Başvuran engelinin durumuna göre padişah yardım da bulunurmuş her ne ihtiyacı var ise giderirlermiş.

Engellilere yönelik çalışmalar özellikle yardım konuları ile ilgili çalıma yaparlardı.  Selçuklulara dayanıyor bu yardım konusu. Selçuklular döneminde bir yardım kurumu vardı ahilik adında, bu kurum
Engellilere hizmette bulunulduğu söylemekte, Osmanlı döneminde faaliyet gösteren şimdiki adı ile
Türk iye Kızılay Derneği, o zamanlar da engellilere tedavi imkânları sunulurdu, tekerlekli sandalye
Yardımı ediliyordu. Türkiye‘de ilk rehabilitasyonunu bursa da açılmış, çalışmalar başlamıştı.
Savaşlarda yaralanıp sakat kalanlara protez sağlamak amacı ile bir atölye açılmıştı.

Osmanlı döneminde konuşma engelliler sarayda, hizmete alınır, çalışamayacak durumda
Olanlara ise maaş bağlanırdı kimseye muhtaç olmasınlar diye. İşitme engelliler, görme
Engelliler, konuşma engelliler, sultan ikinci Abdülhamit han tarafından ilk defa okul yapıldı.
Ücretsiz olan bu okul ilk yıl, 20. Ve 6. Yaş grup işitme engelli ile görme engellileri kapsıyordu,
Daha sonra konuşma engellileri de kabul etti. Okul da milletler arası alfabe,  bir takım
Değişiklikler yapılarak kabul edildi. İşitme engelliler, alfabe harflerini parmakları ile hissederek
Kendilerini ifade etmeye çalışıyorlardı. Görme engelliler için, kabartma yazılı kitaplar hazırlanmıştı. Okulu başarılı bir şekilde bitirenler okudukları okula öğretmen oluyordu.

Osmanlı devleti istihdam ettiği, işitme engellilerden ve konuşma engellilerden seçerdi.
Seçilen engelliler Osmanlı sarayında Fatih sultan Mehmet devrinde çalışmaya başlamışlardı.
Padişahın kapısının önünde nöbet tutarlardı. Büyük görüşmeler de sarayda kâhya gibi,
Görevlilere padişahın emirlerini bildirirlerdi. Böylelikle görüşmenin gizliliğini sağlamış olurlardı.
İşitme engelli ve konuşma engellilere engeline göre iş verilirdi. Padişahlara kimi zaman yol
Kardeşliği ederlerdi.

Bir de Osmanlı‘da zihinsel çocukları müzikle tedavi ediyorlarmış, böylece çocuklar hem
Tedavi görüyor hem de hayata katlım ve iletişim kurması sağlanıyor. Osmanlı insanları
Engelliler çok önem verirlerdi, onlar için tedavi merkezleri, hastaneler, vakıflar kurulmuş
Her türlü yardımı sağlıyorlardı.

Osmanlı döneminde engelliler vergilerden muaf tutulmuşlardır yani ayrıcalık tanınmış.
Engellilere hoşgörü ve sevgi ile bakılırdı. Engeli bir eksiklik değil, farklılık olarak kabul etmişlerdi. Osmanlılar engelli insanlara insan gibi, davranır onlara sağlıklı bir birey için neler
Yapılması gerekiyor ise engelliler içinde onları yapıyorlardı. Görme engelliler için medrese
Açılmış o dönemde hafız olabilmeleri için, yardımcı oluyorlardı ücretini ise devlet karşılamıştı.
Osmanlı mahkemelerinde işitme engelliler görev almışlardır. Konuşma engelliler için ise 1889
Yılında sultan Ahmet Hami diye Ticaret okulunda özel bir bölüm açmışlar.
Günümüzdeki engelliler nasıl yaşıyor, Osmanlı döneminde    ki engelliler gibi, rahatlar mı?
Bir de bu konuyu inceleyelim siz değerli Engelsiz Gazete okurları ile birlikte.

Günümüzde engelli olmak.

İş dünyasında rahat değiller iş yerleri çalışma alanları uygun değil, oysaki Osmanlı döneminde
Engeline göre iş verirlermiş. Günümüzde, engelliler acınarak bakılıyor, Osmanlı‘da ise engellilerin
Engellerini farklılık olarak görüyorlardı, acımayı bırakın yol kardeşliği yapıyorlardı padişahlara.

Engellilerin eğitimi günümüzde kimi öğretmen ve ya öğrenci ya da bazı müdürler engelli
Öğrenci istemiyor, kâh öğrencilere zararları dokunuyor diye kâh diğer öğrenciler    tarafından
İstenmiyor. Osmanlı döneminde engelliler için özel okullar açılmış ve başarılı olmuşlar.
Günümüzde engellileri zavallı olarak görülüyor, Osmanlı‘da padişahlar yanlarında çalıştırırlarmış. Günümüzde engelli çalışan yüzde 3‘e düşer iken Osmanlı döneminde sayıları
Daha çokmuş.

Şimdiki gibi, sorun yaşamazlarmış Osmanlı engellileri, yok işti sokaklarda kaldırım sorunlarıydı
Ayrımcılıktı bunlar yoktu her birey gibi engellilere de söz hakkı verilirdi. Osmanlı devleti engellilere maaş bağlardı iş imkânı sağlardı. Günümüz engellileri gibi, mağdur edilmezdi hiç
Kimse tarafından.

Günümüz engellilerinin hayatlarını kolaylaştıracak bir faaliyet yok. Osmanlının engellileri için,
Her türlü kolaylığı sağlamışlardı eğitim gibi vs. Günümüzde görmezden gelinirken Osmanlı döneminde saraylarda kalıyorlardı. Engellilerin derdi sıkıntısı padişahların derdi sıkıntısıydı.
Günümüz engellilerin eşitliği yok, Osmanlı engellileri eşitlerdi. Kırsal bölgelerde kız çocukları
İkinci sınıf muamelesi görür ya, günümüzde engellilerde öyle. Osmanlı dönemi engellileri
Nokta virgül misali farklıydılar ama insan muamelesi görüyorlardı günümüz engellileri de
Nokta ile virgül gibiler yani farklılar, maalesef bazı insanlar tarafından ikinci sınıf muamelesi
Görüyorlar, sonuçta hepimiz insanız engellilerde dâhil.

Görünen o ki, sanki Osmanlı engellilerinin sorunları yoktu, saraylar hanlar hamamlar
İçinde yaşıyorlarmış insanca yaşatılıyorlarmış bir sıkıntı derdi oldu mu o an çare üretilirdi
Bekletmezlerdi engeline göre iş bulunup verilirdi, rahat etmeleri için ellerinden geleni yaparlardı, şimdikiler gibi, engellileri adam yerine koyduk demezler adam gibi davranırlardı.

Kısa bir hikâye ile sonlandırmak isterim yazımı.

Osmanlı dönemi

Askerlerden bir tanesi gelip padişaha padişahım bir görme engelli geldi sizinle görüşmek
İster der padişah al içeri der ve görme engelli girer içeri padişah sorar derdin nedir?
Âmâ başlar anlatmaya işim yok iş istemeye geldim. Padişah: ne iş yapabilirsin? Âmâ: siz ne iş
Uygun görürseniz der padişah: çoluk çocuğun var mı? Âmâ: evet var padişahım iki kız üç erkek evladım var der padişah: onlar çalışıyor mu? Âmâ evet oğullarımın ikisi de çalışıyorlar
Ben de çalışıp hem eve katkım olsun istiyorum hem de bir işe yaramak istiyorum, ailem
Âmâyım diye acısınlar istemem. Padişah: tamam der sana bir iş vereceğim, eviniz var mı?
Diye sorar padişah, âmâ: kiradayız der padişah biraz düşündükten sonra askeri çağırır ve
Kulağına bir şeyler fısıldar. Âmâ usulca bekler bir kenarda. Asker âmânın yanına gidip hadi
Gel sana uygun iş bakalım der. Âmâ padişaha teşekkür ederek oradan ayrılırlar…

Yorumu siz değerli okurlara bırakıyorum, Osmanlı dönemimi şimdiki dönem mi?

 
 
Eklenme Tarihi: 10/06/2016
 
 
Yazıyla ilgili tüm hukuki sorumluluk yazara aittir.
 
 
geri dön
sayfa başı
tüm yazılar
yazdır
tavsiye et
|
YASAL UYARI: Sitemizde yayınlanan köşe yazıları veya haberlerin tüm hakları sakaryarehberim.com'a aittir. Kaynak gösterilse dahi hiçbiri özel izin alınmadan kullanılamaz. Haberler Fikir ve Sanat Eserleri Kanunu'na uygun olarak yayınlanmaktadır. Yayınlanan haber ve fotoğrafların yeniden yayımı ve herhangi bir ortamda basılması önceden yazılı izin gerektirir.
Yazıya Yorum Bırakın
  SON EKLENEN YAZILAR
Nasıl hayvansever oldum? 16/04/2018
Kedi ve köpeklerde kaza anında trafik sigortası-kasko 02/04/2018
Kedi ve köpeklerde zorunlu chip kimliklendirme 26/03/2018
14 Şubat'ta Barınak'ta "Sevgili"lerimizleyiz 13/02/2018
Dilenciler… 22/09/2017
Kedim doğuruyor, ne yapmalıyım? 18/09/2017
Aysel’in Feryadı (Bırak Beni Freidreich) 23/07/2017
Köpek ve kedilerde güneş çarpması 02/07/2017
Veteriner hekimlerin askeriyede gıda kontrolü 19/06/2017
Vasıfsız diyenlere inat… 16/06/2017
"Ey On Bir Ayın Sultanı Giderken Beni de Götür…" 31/05/2017
Kedilerde Ölümcül FİP Virüsü 09/05/2017
Zordur kabullenmek hayatı… 03/05/2017
Zehirli çam tırtılına dikkat! 20/04/2017
Sihirli Kalemler 04/04/2017
FİV kedinin öldürücü bağışıklık hastalığı 03/04/2017
''Toplu Taşıma Araçları Engellilere Ücretsiz'' 02/04/2017
Vicdan ırka göre değişiyor mu? 30/03/2017
Her Türlü Şiddete Hayır! 15/03/2017
Mart ayı ve kedim çok hareketli 10/03/2017
 
 
tüm yazılar