Sakarya Kocaali'de köylüler trafo önünde nöbet tuttu

Sindoh Sakarya
Sakarya Hamam
8 yıl önce
İstanbul\'un içme suyu ihtiyacı için yapımına başlanan Melen Barajı kapsamında kamulaştırılan Ortaköy\'de evlerini boşaltmayan vatandaşlar, elektriklerinin kesileceği haberini alınca gece trafo önünde nöbet tuttu.

Sakarya\'nın Kocaali ilçesi Ortaköy Mahallesi\'nde kurulacak baraj nedeniyle yerleri kamulaştırılan vatandaşlardan bazıları dededen, babadan kalma yerlerini bırakarak ayrıldı. Ancak kimi vatandaşlar ise kamulaştırma bedellerini alamadıklarını ya da az aldıklarını öne sürerek, evlerini boşaltmak istemiyor.

Barajın tamamlanmasıyla sular altında kalacak olan eski belde Ortaköy ile Beyler, Karalar ve Köyyeri mahallelerinde iddiaya göre, daha önce 17 Aralık olarak açıklanan elektrik enerji kesimi, 17 Kasım tarihine alınınca evlerini terk etmeyen vatandaşlar duruma tepki gösterdi. Yaklaşık iki yüz vatandaş, elektriklerin kesilmesini önlemek için Cuma Mahallesi’nde bulunan ve Ortaköy, Beyler, Karalar ve Köyyeri mahallelerine elektrik sağlayan ana trafo önünde toplandı. Ateş yakan vatandaşlar, yağmura rağmen gece yarısına kadar nöbet tuttu. Şaban Dilmen isimli vatandaş, evini alamayanların gidecek yeri olmadığını belirterek, "Bu milletin gidecek yeri yok. Evini almamış. Eşyasını götürecek yeri yok. Burada trafoyu yıkacaklarmış, yıktırmıyoruz. Gerekirse inşaatı da durduracağız." dedi.

Ali Angın ise verilen sözlerin tutulmasını isteyerek, "Bizim paralarımız hesaplarımıza yatsın. Bize söz verdiler \'paralarınız hesabınızda\' diye, ama bize para yatıran olmadı." diye konuştu.

Cumhur Hanlı isimli vatandaş da kendilerine söz verilen toplu konutların yapılmadığını kaydederek şunları söyledi: "Bizleri kandırdılar. İki yıldır \'toplu konut yapılacak\' dediler. Ama hala bizlere toplu konut yapmadılar ve bu akşam da gelmişler burada bizim elektriğimizi kesmeye kalkıyorlar."

Kocaali Muhtarlar Derneği Başkanı Recep Erdoğan ise DSİ yetkililerinin kendileriyle yaptıkları toplantıda, 17 Aralık tarihine kadar süre verdiklerini kaydederek, "Bu süre zarfı içinde de \'baraj için değil, 110 kodu dahil tüm paralarınızı ödeyeceğiz\' talimatıyla buradan ayrıldılar. Peki şu anda 17 Kasım\'da buradan çıkarılması için suyumuzu ve elektriğimizi kesmeye kalktılar. Bunu anlamış değiliz. Çünkü devletin sözü bizim için üst kademesiyle alt kademesi olmaz. Onlar devletin müdürüyse bu halk da onlara inandı ve kendilerini 17 Aralık tarihine kadar hazırlamaya gayret gösterdiler. Fakat dün akşam suyumuz kesildi. Bu akşam ise elektriğimiz kesilmeye kalkıldı." şeklinde konuştu.
İstanbul’a su taşıyacak olan melen projesi kapsamında sular altında kalacak olan Sakarya Kocaali İlçesine bağlı Ortaköy, Karalar Köyü, Beyler Köyü, Cuma Mahallelerin elektrikleri bugün SEDAŞ tarafında kesilince bütün mahalle elektriksiz kaldı.  Evlerinde derslerini mum ışığında yapmaya çalışan öğrencilerde yetkililer buna bir an evvel çözüm bulsunlar diyerek sitem ettiler.

Köy meydanında hurda lastik yakıp toplanan köylüler sloganlar atarak, 'hükümet istifa',  'Vali elektriği ver', 'Ortaköy bizimdir bizim olacak' diye tepkilerini dile getirdiler.

Ortaköy Mahallesinde mağdur olduklarını ifade eden mahalle sakinlerinden Ahmet Yavuz; 'bizim elektrikleri kesmişler bugün saat birde niye ve niçin kesiyorlar? Millet devletten parasını mı aldı? Daha bir sürü vatandaş var parasını alamayan, bende alamadım daha ama gelip elektriğimizi kestiler. Burada dört tane köyün elektriği kesildi, hemen hemen 7 bin kişi karanlıkta kaldı. Bu vatandaşı enayi yerine almasınlar, tabiî ki bizimde bir sabrımız var, burada sabır taşı olduk. Evlerde hasta insanlar var, diyaliz hastası olanlar var, makineyi cereyana takıp kendini tedavi ediyorlar ama şimdi elektrik kesildi. Bu insanların hali ne olacak' dedi.

Şükriye Baba isimli kadında şunları söyledi; 'Çocuklarımız elektrik olmadığı için evlerimizde derslerini yapamıyorlar. Bizlere çıkın diyorlar, biz nereye çıkacağız bu karanlıkta? Ben nereye gideyim? Gideceğim bir yer yok. Yer parasını verdiler, 5'e böldük. Bir ev parası bile kalmadı. Bizlere bir yer göstersinler ki oraya gidelim' dedi.

Evinin elektriği kesilen Abidin Baba isimli vatandaşta şunları söyledi; 'Maalesef elektriklerimiz kesik, ben Adapazarı'ndaydım. Geldim baktım elektriği kesmişler. Çocuklar evde derste çalışamıyorlar. Gittim mum aldım ve mum ışığında ders çalışıyorlar. Bizlerde mum ışığında oturuyoruz' dedi.

Evinin elektriği kesilen ve kardeşiyle birlikte mum ışığında dersini yapmaya çalışan 8. Sınıf öğrencisi Elanur Baba ise şunları söyledi; 'Bu gün elektriklerimizi kestiler ve buna bir çare bulunmasını istiyoruz. Mum ışığında ders çalışamıyorum. Ben 8. sınıfa gidiyorum ve lise sınavlarına hazırlanıyorum ama bu durumda nasıl sınavlara hazırlanacağım. Yetkililer bu duruma bir çözüm bulsunlar' dedi.

Elektriği kesilen Asuman Baba isimle ev hanımı da; 'Elektrik kesildiğinden dolayı mum ışığında bulaşıklarımı yıkamaya çalışıyorum. Bu konuya bir çözüm bulsunlar. Çocuklarımız bile sınavları var ama derslerini yapamıyorlar. Mum ışığında yapmaya çalışıyorlar. Çok mağdur durumdayız, bir an evvel elektriklerimizin gelmesini istiyoruz' dedi.

Elektrik kesildiğinden dolayı her yer karanlığa boğuldu ve vatandaşlarda iş yerlerinde eski tip lükslerle idare etmeye çalışıyorlar.
Devlet Su İşleri 14ncü Bölge Müdürü Sedat Özpınar, Melen Projesi kapsamında yapılacak baraj inşaatı için evleri kamulaştırılanların elektriklerinin bir ay önceden kesildiği yönündeki iddialarla ilgili olarak, bölge halkının yanlış bilgilendirildiğini söyledi.    

Sedat Özpınar, İstanbul’un 2071 yılına kadar su ihtiyacını karşılayacak ve yılda 1 milyar 71 milyon metreküp su sağlayacak projede baraj yapımı aşamasının, bölgede istimlak sonrasında süren sıkıntılar nedeniyle  aksadığını söyledi. Özpınar  "Bölgede yapılacak büyük baraj öncesinde küçük bir baraj yapmamız gerekiyor. Ancak bunun için için evleri istimlak nedeniyle kamulaştırılan Beyler, Paralar ve Ortaköy’de yaşayan 330 hanede bazı ev sahipleri evlerini boşaltmıyor" dedi. Özpınar sözlerini şöyle sürdürdü:

"Yaklaşık 4 aydır  bu evlerin boşaltılması için uğraş veriyoruz. Son olarak 4 Kasım tarihinde Sakarya Valiliği ile görüşerek bir an önce evlerin boşaltılması için çalışma yapılmasını istedik. Çünkü 30 Kasım’dan sonra bölgede yapılacak baraj nedeniyle su tutma başlayacak ve evler de sular altında kalacak. Bu yüzden de 17 Kasım tarihine kadar evlerin elektrik ve sularının kesilmesi gerekiyordu. Valilik de bir gün gecikmeyle 18 Kasım tarihinde jandarma yardımıyla elektrik kurumuna bölgede oturanların  evlerini boşaltmaları için elektriklerinin kesirmesini sağladı."
Sakarya Barosu, Kocaali’nin Ortaköy, Beyler ve Karalar Köylerinde iki gündür yaşanan elektrik ve su kesintilerinin insan hakları, vicdan ve hukuk ihlali olduğunu öne süren yazılı bir açıklama yaptı. Açıklamada Baronun olayın takipçisi olduğu vurgulandı.

Sakarya Barosu Başkanı Av. Zafer Kazan tarafından yapılan yazılı açıklamada, “Hukuku çiğneyen, sosyal devlet ilkesini ortadan kaldıran, insanlara adi bir eşya muamelesi yapan hiçbir anlayış, yurttaşlarımıza huzur getirmeyeceği gibi, tarafımızdan da hiç bir saygı görmeyecektir. Bu açık haksızlıktan, vicdanlara sığmayan bu anlayıştan derhal vazgeçilmelidir! Sakarya Barosu, haksızlığın ve hukuksuzluğun olduğu her durumda hakkın ve hukukun tarafıdır, insan haklarının tarafıdır, insanca muamele görme hakkının tarafıdır, sosyal devlet ilkesinin tarafıdır ve bundan böyle de bu yönde taraf olmaya devam edecektir.
Bu itibarla Baro’muzun gelişmelerin takipçisi olacağını belirtiyor, vicdanları yaralayan bu uygulamaya son verilmesi için yönetici erki, sosyal hukuk devleti ve insanca yaşama ilkeleri doğrultusunda, gereğini yapmaya davet ediyoruz” denildi.

Sakarya Baro Başkanı Zafer Kazan’ın basın açıklaması şöyle:


“Sakarya Kocaali'de insanca muamele görme hakları ihlal edilen, hukuka ve sosyal devlet ilkelerine aykırı olarak elektrik ve suları kesilen vatandaşlarımızın mağduriyeti ile ilgili basın açıklamasıdır.

İlimiz Sakarya Kocaali’ne bağlı Ortaköy, Beyler ve Karalar Köyündeki vatandaşlarımız 2 gündür karanlığa gömülmüş, suları kesilmiştir.

Baraj sahası içinde kalan köydeki araziler 2942 sayılı yasa gereği acele kamulaştırılmış fakat birçok köylüye kamulaştırılarak el koyulan arazilerinin, evlerinin, barınaklarının parası ödenmemiştir.

İnsanlara, el koyulan evlerinin yurtlarının yuvalarının parası ödenmeden, paralarını aldıktan sonra da belirli ve makul bir süre verilmeden, hasta olan vatandaşlarımızın durumlarını akıllara getirmeden,  okula giden ve ders çalışan çocuklarımızı düşünmeden, bebekleri akıllara getirmeden, evlerinin arazilerinin parasını almayan bu insanlar nereye gider kime sığınır diye vicdanlara danışmadan, hakkın ve hukukun ne olduğunu unutarak köylülerimizin elektriklerinin ve sularının kesilmesi ne hukukla, ne adaletle, ne sosyal devlet ilkesi ile, ne insan hakları ile, ne de vicdanlarla bağdaşan bir durum değildir.

“Bu anlayıştan derhal vazgeçilmelidir”
Bu kararın sorumluları kimlerse eğer, çocuklarımızın haklarını ihlal etmiştir, hastalarımızın haklarını ihlal etmiştir, insanların insanca yaşama ve insani bir muamele görme haklarını ihlal etmiştir, hukuku ihlal etmiştir, vicdanları ihlal etmiştir.

Bir kişinin bile hakkı açıkça ihlal edilmişse eğer ortada büyük bir zulüm var demektir. Bu itibarla evinin barkının parasını almadığı halde insanların elektriğini suyunu kesen, çocuklarını mum ışığında ders çalışmak zorunda bırakan, hastaları mağdur eden, bebekleri karanlıkta bırakan, insanları adi bir eşya gibi sokağa fırlatan bu açık haksızlıktan, vicdanlara sığmayan bu anlayıştan derhal vazgeçilmelidir!

“Yeni barınak temini için süre verilmeli”
Evleri, yurtları kamulaştırılan bu insanlara mahkeme tarafından belirlenen paraları öncelikle ödenmelidir ve paraları ödendikten sonra da yeni bir ev ve barınak temin edebilecekleri makul bir süre verilmelidir!

Aksi halde hukuku çiğneyen, sosyal devlet ilkesini ortadan kaldıran, insanlara adi bir eşya muamelesi yapan hiçbir anlayış yurttaşlarımıza huzur getirmeyeceği gibi tarafımızdan da hiç bir saygı görmeyecektir!

“Hakkın ve hukukun tarafı olmaya devam edeceğiz”

Sakarya Barosu, haksızlığın ve hukuksuzluğun olduğu her durumda hakkın ve hukukun tarafıdır, insan haklarının tarafıdır, insanca muamele görme hakkının tarafıdır, sosyal devlet ilkesinin tarafıdır ve bundan böyle de bu yönde taraf olmaya devam edecektir.

Bu itibarla Baro’muzun gelişmelerin takipçisi olacağını belirtiyor, vicdanları yaralayan bu uygulamaya son verilmesi için yönetici erki, sosyal hukuk devleti ve insanca yaşama ilkeleri doğrultusunda, gereğini yapmaya davet ediyoruz.

Kamuoyuna saygı ile duyurulur.”