Baro Başkanı Kazan'dan SakaryaRehberim'e çok özel açıklamalar

Baro Başkanı Kazan'dan SakaryaRehberim'e çok özel açıklamalar
13/12/2016

Sakarya Barosu Başkanı Zafer Kazan, SakaryaRehberim.com'a özel açıklamalarda bulundu.

Ülke gündemi ve yerel gündem ile alakalı önemli açıklamalarda bulunan Başkan Zafer Kazan ile yaptığımız o röportaj;

İstanbul’da yaşanan terör saldırısı hakkında neler söylemek istersiniz?

"Öncelikle tüm milletimize başsağlığı diliyorum. Derin bir acı içindeyiz. Ulus olarak hepimizi derin bir yasa boğan bu terör saldırısını lanetliyorum. Maalesef terör belasının ülkemiz üzerine çöreklenmeye kalkıştığını bir kez daha gördük. Ama herkes bilsin ki asla boyun eğmeyeceğiz. Teröre teslim olmayacağız. Biz millet olarak tarih boyunca çok büyük badireler atlattık. Boyun eğen bir devlet hiç olmadık.  Çünkü biz Türkiye Cumhuriyetiyiz…

Zannetmesinler ki ümitsizliğe düşeceğiz, zannetmesinler ki korkup sineceğiz! Asla! Aksine daha güçlü olacağız ve sandıkları gibi birbirimize düşmeyecek kardeşlik duygusu ile birbirimize daha sıkı sarılacağız. 3-5 tane serserinin, hainin, teröristin karşında boyun bükecek bir millet değiliz. Teröre karşı dimdik durmaya devam edeceğiz. Bu zor günleri atlatacağız. Herkes müsterih olsun. Bu halk dün olduğu gibi bugün de hainlerin hakkından gelecektir.

İlimizde gerçekleştirilen FETÖ operasyonları hakkında ne düşünüyorsunuz?

Uçurumun eşiğinden döndüğümüz 15 Temmuz gecesinin ardından bambaşka bir şekilde uyandık. Milletimiz reflekslerini geliştirmiş ve tehlikenin çok daha farkına varmıştır. 15 Temmuz Türkiye Cumhuriyeti’nin temel kuruluş felsefesine sahip çıkmanın miladı olmalıdır. Dini istismar ederek devletin en hayati organlarına sızmış ve dini inançları sömürerek edindiği gücü, halktan aldığı silahı halka doğrultarak ülkenin geleceğini haince nasıl bir uçuruma attığını acı bir şekilde tecrübe ettik. Bugün bu operasyonların devamı, ülkenin en kılcal damarlarına sızan bu örgütün temizlenmesi için çok önemlidir. Büyük deha Atatürk’ün dediği gibi Türkiye şeyhler dervişler ve müritler ülkesi olamaz. Demokratik Laik Türkiye Cumhuriyeti’nin tekrar kendi kuruluş felsefesine dönmesi gerekmektedir.  Onun adamı bunun adamı değil, Türkiye Cumhuriyeti vatandaşı olarak, liyakat esasına göre bu ülkenin insanlarını istihdam etmek gerekliliği bugün gün gibi karşımızda durmaktadır.

Bu tehlikeyi bir kez yaşadık tekrar aynı tehlike ile karşı karşıya kalmamız kabul edilemez. Hangi cemaat tarikat olursa olsun, devlet içinde hiçbir cemaatin ve tarikatın yapılanmasına müsaade edilmemelidir. Yarın ne ile karşılaşacağımızın kimse garantisini veremez.

Bu operasyonlar çok büyük önem taşımakla beraber başından beri dikkat çektiğimiz bazı hususlar var. Masumiyet karinesi bunlardan biridir. Suçluyu cezalandırırken suçsuzu korumak çok önemlidir. Kurunun yanında yaşın yanmasına göz yumamayız. Aksi halde oluşacak mağduriyet algısı asıl suçluların cezalandırılması hususunda bu mücadeleye zarar verecektir.  Suçun şahsiliği ilkesine riayet etmek hukukun temel noktalarından ayırılmamak gerekiyor.

Adliye binamız talebi karşılıyor mu?

Bugün şehrimiz birlik içinde STK’larımız, siyasi partilerimiz bu sorunun çözülmesi noktasında hem fikir. Bundan dolayı mutluyum. Temelinde adliye binası olarak tasarlanmamış, bugüne dek zorluklar içinde gelen adliye binamız hizmet verme görevini yitirmiş bir binadır. Düşünün, koridorların dahi bölünüp oda yapılmaya çalışıldığı bir adliye binasından bahsediyoruz. Böylesi bir ortamda adalet dağıtmanın ne kadar güç olduğunun takdirini Sakaryalı vatandaşlarımıza bırakıyorum…

2017 yılı içinde adliyemiz için arsanın belirleneceğini ve sürecin güçlü bir şekilde başlayacağına inanıyorum. 2010 yılında yatırım planına alınan Sakarya Adliyesi için artık sonuç alınacağına eminim.

Askeri alanların şehrin dışına konuşlandırılması kararını destekliyorum. Bunun hayata geçmesi Sakarya için yeni imkânlar oluşturacaktır. Gerek donatımdan gerek merkezden boşalacak askeri arazilerden biri Adliye için pekala tahsis edilebilir.

Aynı şekilde Emniyet Müdürlüğümüzün de yeni bir binaya ihtiyacı olduğunu görmekteyim. Evet, bir depremi atlattı ama yorgun bir bina. Deprem gibi bir durumda emniyet müdürlüğümüzün ayakta kalması hayatidir.

Büyük bir arazi üzerinde hem Adliye binasının hem de Emniyet Müdürlüğü Binasının planlanması mümkündür. Bunun için donatım mevkiinde Bölge Adliye Binasının hemen yanında 130 dönüm büyüklüğünde gayet uygun bir arazi söz konusudur. Bunun değerlendirilebileceğini düşünüyorum. 2017 yılında atılacak hızlı adımlarla bu sorunun çözüleceğine dair inancımı belirtmek istiyorum.

İlimizde yapılan ama açılamayan İstinaf Mahkemesinin akıbeti ne olacak?

Sakarya’mızda İstinaf Mahkemesinin yapılması, bu konuda ilimizin tercih edilmiş olması çok önemli bir avantajdır. Şehrimizin kalkınması ve hukuk merkezi haline gelmesi açısından Sakarya’mıza çok büyük bir değer sağlayacaktır. Öncelikle bu binayı ilimize kazandıran ve emeği geçenlere teşekkür ediyorum. Bu noktadan sonra artık faaliyete geçmesi için üzerimize düşen tüm katkıyı vereceğimizi belirmek istiyorum.
İlimizdeki Bölge Adliyesinin en kısa sürede açılmasını arzu ediyoruz.  Bu mahkeme çevre illerin de bağlı olacağı bir temyiz mahkemesidir. Bölge Adliye olarak İstanbul’a bağlı olmamız adalete erişimin sağlanması açısından büyük sıkıntılar doğuracak ve şehrimiz için de büyük bir kayıp olacaktır. Bu nedenle ilimizdeki Bölge İstinaf mahkemesinin açılmış olması halkımızın adalete daha rahat ve hızlı erişimini sağlayacak ve ilimizin kalkınmasına büyük bir katkı sunacaktır.

Adana’da yaşanan yurt yangınına benzer bir olay da daha önce Sakarya’da yaşanmıştı. Yurtlar sizce yeterince denetlenmiyor mu?

Öncelikle Adana’da yaşanan bu acı hepimizi derinden yaraladı. Bu yangında çocuklarımızı kaybettik. Bundan daha büyük bir acı olamaz. Çocuklarımızı kaybetmek demek geleceğimizi kaybetmek demektir. Çocuklarını koruyamayan bir toplumun geleceğini idame ettirmesi mümkün değildir. Bugün ülkemizde çocuklarımızın ne olduğu bilinmeyen yapılanmaların eline düşmesinin en büyük nedeni devlet yurtlarının ihtiyaca yeterince karşılık veremiyor olmasındandır.

Devlet yurtları yetersiz kaldığından aileler çocuklarını güvensiz ellere teslim etmek zorunda kalıyor. O cemaat iyi bu tarikat kötü diye ayrım yapılamaz. Çok dikkat edilmelidir. Asla güvenilmemelidir, itimat edilmemelidir, çocuklarımız bu yurtlara emanet edilmemelidir. Sosyal bir devlet var iken, çocukların geleceğini düşünmesi ve geleceğini inşa etmesi görevini üstlenen bir devlet var iken, her yerde büyük gösterişli binalar, büyük ekonomik yatırımlar yapılıyor iken, çocuklarımızın geleceği için onların barınabileceği yeterince devlet yurdunun yapılamamasını anlayamıyorum! Aileleri bu kontrolsüz yurtlara mahkûm etmeden, devletin hızlı bir şekilde sosyal devlet anlayışı ile bu ihtiyaca karşılık vermesi gerekiyor.

Bu çarpıklık içinde çocuklarımızı teslim ettiğimiz ellerde kaybediyoruz. Yarın nasıl bir durumla karşı karşıya kalacağımızı biliyor muyuz? Peki, yine aldatıldık demenin bir faydası olacak mı? Dolaysıyla çocuklarımızı bu yapıların eline bırakmayacak şekilde önlemlerini almalıyız. Özel yurtlar elbette olacak ama üniversite öncesi özel yurtlara kesinlikle izin verilmemeli.  Üniversite öğrencileri için özel yurtlar olabilir ama onların da çok sıkı bir denetime tabi tutulması gereklidir. Bu tedbirleri artık almak zorundayız.

Geyve’de kurulacak çimento fabrikası için baro olarak tepkiniz ne olacak?

Göreve geldiğimiz günden beri şehrimizin sorunlarına, insanına sahip çıkan bir Baro olduk. Bundan böyle de şehrimizde yaşanan sorunlara duyarsız kalmayacağız. Geyve’ye açılması gündemde olan çimento fabrikasını gazetelerden internetten okuduk. Geyve gibi bir tarım arazisine çimento fabrikası kurmak cinayettir katliamdır. Başka yer bulamadınız mı? Sakarya’nın milattan önceye dayanan tarihi ile Geyve gibi bir toprağa çimento fabrikası kurmak hangi akla sığar? Ben halkımızın buna izin vereceğine inanmıyorum, en başta da Baromuz dimdik bu fabrikanın karşısında duracaktır.

Bizzat takip edeceğiz ve başından sonuna kadar bu çimento fabrikasının açılmaması için mücadele edeceğiz. Şehirdeki tüm sivil toplum örgütleri de aynı fikirde. İşte bu çok güzel. Şehrimizin doğası söz konusu olduğunda şehrimizin geleceği ağacı gölü söz konusu olduğunda böyle bir birliğe ihtiyacımız var. İşte bu birlik karşısında o fabrikanın kurulması imkânsızdır!

Şeker Fabrikası doğayı kirletiyor gerekçesi ile valilik tarafından mühürlenmişti bu konu ile ilgili neler söylemek istersiniz?

Benim de takip ettiğim bir konu bu. Şeker Fabrikası üretim yaparken uzun bir süredir çevreye doğaya insana olan görevlerini yerine getirmiyordu. Siz üretim yapıyorum diyerek bir şehrin doğasını nehrini zehirleyemezsiniz. Havasını nefes alamaz hale getiremezsiniz. Tedbirlerini alacaksınız. İnsan hayatı ve çevrenin korunması her şeyin öncesinde gelir, dolayısıyla valiliğin açmış olduğu davayı son derece isabetli buluyorum. Bir şehrin doğasının da nasıl korunacağının örneğini burada görmüş olduk. Sakarya Barosu olarak biz de bu davaya Valilik yanında müdahil olacağız. Sakarya Valiliğinin açmış olduğu bu davada sorunun çözülmesi için biz de irademizi ortaya koyacağız.

Hukuk Fakültesi ile birlikte Ailenin Korunmasına yönelik projeniz hakkında bilgi alabilir miyiz?

Sakarya’da gerçekleşecek en önemli sosyal projelerimizden biri olacak bu proje. Her defasında tekrar ediyoruz çocuklarımız bizim geleceğimizdir diye… Aile ve çocuklarımız geleceğimizin teminatlardır. Bunları korumak ve güçlendirmek adına hukukçuların ve sosyal sorumluluk içinde olan kurum ve kuruluşların bu çalışmaya destek vermelerini çok önemsiyoruz. SAÜ Hukuk Fakültesi ve Sakarya Valiliğimiz ile birlikte çocuklarımızı esas alan, çocuklarımızın suça sürüklenmesine mani olacak tedbirlerin ele alındığı bir proje olacak bu proje. Sakarya Valiliğimiz bu projenin uygulanması ve hayata geçmesi adına bize büyük bir destek veriyor. Buradan Sayın Valimize tekrar teşekkür ediyorum. Türkiye’de bir ilk olacak, belki de sosyal bir politika haline gelecek bu projenin ne kadar önemli olduğunu göreceğiz. Valiliğimizin desteği ile Sakarya Üniversitesi Hukuk Fakültesi, Sakarya Barosu,  Uzman pedagoglar ve aile terapistleri ile toplantılar yapacağız,  velilere, öğretmenlere ve çocuklarımıza eğitimler vereceğiz.

Her gün görevleri nedeniyle çocuklarla sık sık iletişimde olan öğretmenlerimize de burada büyük sorumluluk düşüyor. Valiliğimizin Sakarya genelinde belirleyeceği okullarda bu projeyi hayata geçireceğiz. Uzmanlarımız, öğretmenlerimiz, rehberlik hizmeti veren danışmanlarımız ve biz hukukçular el birliği içinde bu çalışmayı Sakarya’mıza kazandıracağız. Yaklaşık bir buçuk yıl sürecek bir çalışma olacak. Bunun çok önemli bir başlangıç olacağını düşünüyorum. Valiliğimizin koordinesi ile bu çalışmayı şehrimize kazandırmak ve Türkiye’ye örnek olmak istiyoruz."

Baro Başkanı Kazan'dan SakaryaRehberim'e çok özel açıklamalar
Baro Başkanı Kazan'dan SakaryaRehberim'e çok özel açıklamalar
Baro Başkanı Kazan'dan SakaryaRehberim'e çok özel açıklamalar
Baro Başkanı Kazan'dan SakaryaRehberim'e çok özel açıklamalar