Sakarya’nın Akyazı ilçesinde 1948 yılında inşa edilen, toprak ve saman karışımı sıvası ile el işçiliği boyamalarıyla dikkat çeken 78 yıllık ahşap cami, yılların bakımsızlığı nedeniyle tahribata uğradı. Mahalle sakinleri, büyük manevi değere sahip tarihi yapının aslına uygun şekilde restore edilerek gelecek nesillere aktarılmasını istiyor.
Boztepe köyü Çatalkaya Mahallesi’nde bulunan caminin dış cephesi köknar ağacından yapılırken, iç bölümünde saman ve toprak karışımı sıva kullanılıyor. El yapımı ve el boyaması süslemeleriyle de dikkat çeken tarihi yapı, zaman içerisinde yağmur ve bakımsızlık nedeniyle yıprandı.
Dış cephedeki ahşapların daha fazla zarar görmesini önlemek isteyen mahalle sakinleri, kendi imkanlarıyla bazı bölümlere sac kaplama yaptı. Mezarlığın yanında bulunan cami, cenaze namazlarının yanı sıra yoldan geçen vatandaşlar tarafından da kullanılmaya devam ediyor.
“Dedelerimizin hatırasının yıkılmasını istemiyoruz”
Caminin kendileri için büyük bir manevi değere sahip olduğunu belirten Selçuk Yazıcı, çocukluk yıllarının burada geçtiğini söyledi. Yazıcı, yaklaşık 20 yıl önce Kur’an-ı Kerim’i bu camide öğrendiğini belirterek yapının gözleri önünde yok olmasını istemediklerini ifade etti.
Yeni bir camilerinin bulunduğunu ancak tarihi yapının kendileri için ayrı bir anlam taşıdığını söyleyen Yazıcı, caminin yetkililerin desteğiyle veya imece usulüyle restore edilmesini istediklerini dile getirdi.
“Gördükçe insan vicdan azabı duyuyor”
Mustafa Temizalay da çocukluk ve gençlik yıllarının caminin çevresinde geçtiğini belirterek mevcut durumdan duyduğu üzüntüyü anlattı. Caminin içindeki sıvaların saman ve toprak karışımıyla yapıldığını, boyamaların ise el işçiliği olduğunu belirten Temizalay, tarihi yapının korunması gerektiğini söyledi.
Ahşapları 2 kilometre uzaktan öküzlerle taşındı
Caminin 1948 yılında dedesi Yusuf Çavuş tarafından yaptırıldığını anlatan 48 yaşındaki Mustafa Civan ise yapının bölge için önemli bir kültür mirası olduğunu ifade etti.
Civan, caminin ahşaplarının yaklaşık 2 kilometre uzaklıktan öküzlerle taşınarak getirildiğini belirterek, dış cephenin köknar tahtasından, iç kısmın ise toprak ve saman sıvasından oluştuğunu söyledi. Caminin içerisindeki yazı ve süslemelerin de el yazısı ve el boyaması olduğunu aktardı.
Caminin yerine yeni bir yapı yapılması yönündeki girişimlere karşı çıktıklarını belirten Civan, tarihi yapının yıkılmadan uygun şekilde restore edilmesini istediklerini söyledi. Çeşitli kurumlara başvurduklarını ancak henüz bekledikleri desteği alamadıklarını ifade eden Civan, “Caminin heba olup gitmesini istemiyoruz” dedi