Gözaltına Alınan Rektörler İçin Ayaklandılar

Doğum için gevşeme egzerzisler…
büro için ahşap mobilya
13 yıl önce
Türkiye Gençlik Birliği (TGB) Sakarya Şubesi üyeleri, Sakarya Üniversitesi (SAÜ) Esentepe Kampüsü girişinde son Ergenekon operasyonunda bazı rektörlerin gözaltına alınmasını protesto etti.

Grup adına yapılan basın açıklamasında, "Dün Ergenekon tertibinin 12. dalgası gerçekleşti. Bu dalgada rektörlerimiz, hocalarımız, demokrat kitle örgütlerimiz hedef alınmıştır. Bilim insanlarına, demokratik kitle örgütlerine ve aydınlarımıza yönelik bu saldırıları kınıyoruz. MİT'in bir yıldır gözlediği ifade kayıtlarında, işkence zoruyla aydınlarımızın isimlerinin söyletildiği saptanan sahte Haham Tuncay Güney'e dayanan bu davanın hukuksal açıdan hiçbir değeri olmadığı açıktır. Hukuksal açıdan hiçbir değeri olmayan bu dava işbirlikçik açısından büyük bir değere aitti. O değer, Büyük Ortadoğu Projesi'nde eşbaşkanlık yapanların nasıl bir gaflet içerisinde olduğunu göstermektedir" denildi.

Basın açıklamasında, "Ergenekon operasyonunda üniversiteleri savunan rektörlerin hedef alınmasının ayrıca anlamlı olduğu" belirtildi.

Üniversiteleri bölme girişimine başlanıldığı, YÖK'te bu konuyla ilgili bir komisyon kurulduğu belirtilen açıklamada "Bu tertipler hiçbirimizi sindirmeyecektir" denildi.

Türk Genci, Cumhuriyetin Bekçisidir

Öğrencisiyle, öğretim görevlisiyle, rektörüyle, cumhuriyet üniversitelerinin Türkiye'nin bağımsızlığını, cumhuriyet devrimlerini savunacağı
belirtilen açıklamada şöyle denildi: "Açıklamamızı Atatürk'ün Bursa Nutku ile bitiriyoruz. Nutukta şu ifadeler yer alıyor. Türk genci, devrimlerin ve cumhuriyetin bekçisidir. Bunların gereğine, doğruluğuna herkesten çok inanmıştır. Yönetim biçimi ve devrimleri benimsemiştir. Bunların güçsüz düşürecek en küçük ya da en büyük bir kıpırtı ve davranışı duydu mu, bu ülkenin polisi vardır, jandarması vardır, ordusu vardır adalet örgütü vardır demeyecektir. Elle, taşla sopa ve silahla nesi varsa onunla kendi yapıtını koruyacaktır. Polis gelecek asıl suçluları bırakıp suçlu diye onu yakalayacaktır. Genç, polis henüz devrim ve cumhuriyetin polisi değildir diye düşünecek ama hiçbir zaman yalvarmayacaktır. Mahkeme onu yargılayacaktır. Yine düşünecek demek adalet örgütü de düzeltmek, yönetim biçimlere göre düzenlemek gerek. Onu hapse atacak. Yasal yollarla karşı çıkışlarla bulunmakla birlikte bana, başbakana ve meclise telgraf yağdırıp haklı ve suçsuz olduğu için salıverilmesine çalışılması kayrılmasını istemeyecek. Diyecek ki ben inanç ve kanaatimin gereğini yaptım. Araya girişlerimde ve eylemimde haklıyım. Eğer buraya haksız olarak gelmişsem, bu haksızlığı ortaya koyan neden etkenleri düzeltmek de benim görevimdir. İşte benim anladığım Türk genci ve Türk gençliği."   

Grup açıklamanın ardından dağıldı.