Sakarya’daki 204. eylemde Isparta’daki yasakçı uygulama, askerin “türban protokolü” ve Kıbrıs’taki din eğitimine yönelik baskılar kınanırken, “Güler Zere serbest bırakılsın” mesajı verildi.
Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu, her Cumartesi Türkiye’nin çeşitli şehirlerindeki platformlarla paralel yürütülen başörtüsüne özgürlük eylemlerinde 204. haftayı geride bıraktı. Konya İnanç Özgürlükleri Platformu’nun onurlu mücadelesinde 100 haftayı geride bıraktığı eylemleriyle güç kazanan platform, bu haftaki basın açıklamasında gündeme yine kayıtsız kalmadı. “Kanser hastası Güler Zere serbest bırakılsın! Tecrit öldürüyor, sessiz kalma!” dövizleriyle hapishanelerde devam eden baskıcı tecrit politikalarına dikkat çekilen eylemde, açıklamayı platform adına Ribat Eğitim Vakfı Adapazarı Şûbesi’nden Bahaeddin Kuruoğlu yaptı. Kuruoğlu, Isparta’da belediye meclis üyesinin başörtülü olarak toplantılara katılmasının engellenmesi ve asker bürokrasinin Hayrünnisa Gül’ü kastederek, “türbanlıların askerî hastahâne ve tesislere alınmaması” şeklindeki protokolünü eleştirdi ve “‘törenlerde başörtüsüne / türbana hiçbir şekilde izin verilmemesi’ ifadesinde görüldüğü gibi, aslında başörtüsü/türban ayrımı tamamen bir sahtekârlıktan ibarettir” tespitini yaptı.
SAKARYA ADALET GİRİŞİMİ (SAGİR) Başörtüsü Platformu 204. Basın Açıklaması
Yasakçı zihniyetler sapkın emellerini sürdürmede başörtüsünü kullanmaya devam edecek gibi gözükmektedirler. Geçtiğimiz haftalar içerisinde bu durumun sinyallerini ziyâdesiyle bizlere deklare etmişlerdir. Geçtiğimiz hafta içerisinde bu görüşümüzü destekleyen birkaç olaydan örnek sunmak isteriz:
Mahallî seçimlerde bir parti listesinden Isparta Belediyesi Meclis Üyesi seçilen başörtülü bir hanımefendiye, katıldığı ilk meclis toplantısında Belediye Başkanı tarafından, toplantılara başörtülü katılamayacağını, buna yasaların müsaade etmediğini belirtmişti. Belediye Başkanı, Isparta Valiliği’ne Nisan 2009′da bir yazı yazarak meclis toplantılarına “başörtülü girilip girilemeyeceği” konusunda görüş sordu. Vâli ise meclis toplantılarının “kamusal alan” olduğu yönünde görüş belirtti. Vâli soruya cevaben; “Meclis toplantılarının kamusal alan niteliğinde sayılabileceğinden, meclis üyelerinin kamu görevlerini yaparken yargı kararlarına göre hareket etmesi gerektiği” şeklinde görüş belirtti.
Sakarya Adalet Girişimi Başörtüsü Platformu adına
Ribat Eğitim Vakfı Adapazarı Şûbesi Bahaeddin Kuruoğlu
