20. Ders - Basit Gelecek Zaman – Simple Future Tense


Basit gelecek zaman İngilizce’de temel olarak iki şekilde ifade edilir: Birisi “will” ile diğeri ise “ “be going to” iledir. Bu iki şekilden birini kullanmak bazen aynı kapıya çıkar, ama genel olarak ikisi birbirinden çok değişik anlamlar ifade eder. Bu farklılık önceleri çok soyut gibi görünebilir. Fakat zamanla ve alıştırma yaparak, farklılıkları anlamak ve kullanmak kolaylaşır.

Will ve shall geleceği anlatmanın saf (pure) şekilleridir.

1- Her iki şekil de gelecekte spesifik bir zamana gönderme yapar. Hareket, gelecekte devam etmez. Bir kerelik aksiyondur.

Geçmiş Şimdi Gelecek

  1. a) Will ile gelecek zamanı göstermek için özneden sonra “will yardımcı fiiliyle esas fiilin kök hali kullanılır. Soru hariç, will modern İngilizcede her şahıs için çok yaygın olarak kullanılmaktadır.

Örnekler:
I will always support you = Seni daima destekleyeceğim.

     Where will you go after the lesson? = Dersten sonra nereye gideceksin?

     She will never believe her husband = O kocasına hiçbir zaman güvenmeyecek.

I will soon learn English very well. = İngilizceyi yakında çok iyi öğreneceğim.

Will the shops be open tomorrow? Dükkanlar yarın açık olacak mı?



b) Will genellikle kısaltılır ki bu daha iyi bir İngilizce sayılır.



You’ll remember these good days. = BU güzel günleri hatırlayacaksın.

How’ll you get home? = Eve nasıl gideceksin?

He’ll visit you in your office tomorrow.= Yarın sizi büronuzda ziyaret edecek.

We’ll fight for our country = Ülkemiz için savaşacağız.

Where’ll they go tomorrow evening? Yarın akşam nereye gidecekler?



3- İsteyerek yapılan (Gönüllü) bir hareket için will kullanılır.

Will konuşmacının gönüllü olarak bir hareket veya davranışta bulunacağını gösterir. Bu hallerde, will yardımcı fiilini başka birisinin şikayetine veya yardım talebine yanıt olarak kullanırız. Ayrıca, başka birisinden yardım istediğimizde veya bizim için gönüllü olarak bir aksiyonda bulunmasını arzuladığımızda kullanabiliriz.

Başkası için bir harekette bulunmayı reddettiğimiz zaman ise, “will not” veya “won’t” kullanırız.

Örnekler:

I will give you the information you need. = Gereksindiğin malumatı sana vereceğim.

I won’t do all this work for you. = Bütün işleri sizin için ben yapmayacağım.

You will not warn them again. = Onları bir daha ikaz etmeyeceksin.

Will you help me carry this suitcase? = Bu bavulu taşımama yardım edermisin?

I will do something about it. = Bu hususta bir şeyler yapacağım.



  1. Will bir söz vermeyi, taahhüdü ifade eder.

    I’ll always love you. = Seni daima seveceğim.

I’ll give you a call when I arrive = Vardığımda, seni telefonla arayacağım.

I promise that I will never do it again. = Bir daha yapmayacağıma söz veririm.

I’ll take care of it. = Ben icabına bakarım.

5- Will tahmin bildirir.

Will gelecek hakkında tahminlerde kullanılır. Böyle cümlelerde, öznenin gelecekteki olaylar üzerinde pek kontrolü yoktur.

Örnekler:

The year 2008 will be very critical= 2008 yılı çok kritik olacak.

Alex will be the biggest star in soccers. = Alex futbolun en büyük yıldızı olacak. .

Turkey will be an international actor. = Türkiye uluslar arası aktör olacak.



6- Will somut gerçekleri ifade eder.



One day we’ll all die. = Bir gün hepimiz öleceğiz.

Our country will always survive = Ülkemiz daima yaşayacaktır.

The sun will always rise. = Güneş daima doğacaktır.



7- Will beklentileri ifade eder.



I’ll marry her sooner or later = Er veya geç onunla evleneceğim.

She will be my wife = O benim karım olacak.

We’ll all be doctors. = Hepimiz doktor olacağız.



8- Will now = from now on = from now onwards = Bundan böyle, artık anlamını taşır



I will now leave this country. = Artık bu ülkeyi bırakacağım.

He will now be more strict. = Bundan böyle daha sert olacaktır.

You will now know me beter. = Artık beni daha iyi tanıyacaksın.

They will now learn the truth. =Artık gerçeği öğrenecekler.

9- Will cümlesinde Zarfların Yeri

Zaman zarflarının yerini doğru saptamak gerekir.

Örnekler :

He will never help you = Sana hiçbir zaman yardım etmeyecek.

She will always be mine = Daima benim olacak.

They will never come together = Hiçbir zaman bir araya gelmeyecekler.



10- Will ile shall ayırımı



''Will” ve “Shall”’in her ikisi de özel yardımcı fiildir(modal auxillary).

Kural olarak saf gelecek zaman birinci tekil şahısta “shall” ile, diğer şahıslarda “will” ile ifade edilir.

Ancak, çağdaş İngilizce’de tüm şahıslarda “will” kullanılabilir. Eski İngilizce’de shall, I ve we zamirlerinde will’in alternatifiydi. Ama artık özellikle Amerikan İngilizcesinde shall kullanımı giderek azalıyor. Bunun istisnası soru cümleleridir.

Örnekler:



When shall we meet again? = Tekrar ne zaman buluşacağız?

Shall we go now? = Artık gidelim mi?

Why shall I do this ? = Bunu neden yapacağım(yapayım)?

11- Will/Shall her ikisi de saf gelecek ifadesi olduğundan, herhangi bir kişinin irade ve eğilimine değil, dış çevreye bağımlıdır. Bu en ayırıcı özellikleridir.



12- “Shall” tavsiyeler, öneriler ve ikramlar için kullanılabilir.

Shall I start reading? = Okumaya başlayayım mı?

Shall we start the match? = Maça başlayalım mı?

What shall do I now? = Şimdi ne yapayım.

13- Shall, will’e göre daha kişisel ve daha afakîdir.

I shall ask everybody what this means = Bunun ne demek olduğunu herkese soracağım.

You shan’t see me again. = Beni bir daha görmeyeceksin.

I shall be there soon. = Yakında orada olacağım.



14- Will birinci tekil şahısta (I=ben) kullanıldığında kararlığı, shall, ikinci l şahısta(you=sen, siz) kullanıldığında zorlamayı ifade eder. Ancak, modern İngilizce’de, özellikle Amerikan İngilizce’de bu kural da kuvvet kaybediyor.

I’ll accomplish this job whatever it takes. = Bedeli ne olursa olsun bu görevi başaracağım.(kararlılık)

You shall do what I say. = Dediğimi yapacaksın. ( Zorlama)

You shall all come to see me.= Hepiniz beni görmeye geleceksiniz (zorlama)



Going To:

Yazı ve konuşma dilinde geleceği ifade eden belki de en yaygın yoldur. Ama saf bir gelecek değildir. Geleceğin renkli bir anlatımını sağlar.

Dikkat : “going to” istisnalar hariç, sadece tek cümleli yapılarda kullanılır.

  1. “Going to” müsbet cümlelerde kullanılır ve yakın geleceği gösterir.
    Örnekler:

I am going to see you soon. = Seni yakında göreceğim.

She is going to meet her boss. = Patronuyla görüşecek.

They are going to appear on TV. = Televizyona çıkacaklar.

  1. Will/Shall’ den farklı olarak, “going to” kişisel eğilim ve niyetle ilgilidir. Dışsal faktörlere bağımlı değildir. Bu husus “going to” nun en önemli özelliğidir. Örnekler:

He is going to sell his house. = Evini satacak

They are going to make a meeting. = Toplantı yapacaklar.

We’re going to be friends. = Arkadaş olacağız.

She is going to make a big cake. = Büyük bir pasta yapacak.

  1. Konuşanın aklında “going to” kesinlik ifade eder.

I’m going to fire him. = Onu (mutlaka) işten atacağım.

She is going to turn me down. = Beni (kesinlikle) reddedecek.

You are going to regret for this. = Bunu yaptığına (mutlaka) pişman olacaksın.

  1. “going to” eşyalarla, maddelerle ilgili olduğu zaman, tahmin veya kaçınılmaz duruma işaret eder.

It’s going to rain. = Yağmur yağacak ; (bulutlardan belli)

FB is going to be the champion = FB şampiyon olacak (Puan durumu öyle gösteriyor)

She is going to have a baby. = Onun bir bebeği olacak. (Çünkü hamile)

  1. Bazen daha önce alınmış bir kararı gösterir.

I am going to change my school. = Okulumu değiştireceğim.

He is going to change his job. = O işini değiştirecek.

She is going to buy a new car. = O yeni bir otomobil alacak.

17 yıl önce
Yorumlar_
[İlk yorum yapan siz olun]
b55eb7f2b423c9216acf68aa26deda3c@