Kısa adı SAGİAD olan Sakarya Genç İşadamları Derneği; Sakarya protokolü ile üyelerine, dernek binasında düzenlenen programla İftar verdi.
Dernek Binasında
Sakarya Genç İşadamları Derneği (SAGİAD) Başkanı Vecdi Çelebi ve Yönetim Kurulu Üyeleri dernek binasında düzenlenen programla, ; Sakarya protokolü ile üyelerine iftar verdi.
İftar’a; AK Parti Sakarya Milletvekili Ayhan Sefer Üstün, Sakarya Emniyet Müdürü Ali Bilkay, Sakarya İl Müftüsü Sinan Cihan, Sakarya Vergi Dairesi Başkanı Recep Alp, SATSO Başkanı Akgün Altuğ, MÜSİAD Başkanı Halit İnci, Muhasebeciler Odası Başkanı Selahattin Çakırsoy, SAGİAD Yönetici ve üyeleri katıldı.
Bu bir tanıtımdır.
Başarıda 3 Neden
İftar sonrası katılan davetlilere hitaben bir konuşma yapan SAGİAD Başkanı Vecdi Çelebi; İş dünyasındaki girişimler ve Türkiye’nin gelecekteki konumu ile ilgili açıklamalarda bulundu. Pakistan halkı ile Rize’de yaşanan sel felaketinde ölenlere rahmet ve kalanlara da sabır dileyen Başkan Çelebi konuşmasında şunları söyledi: “Dünya’yı sarsan, hali hazırda içlerinde İspanya, İtalya ve İngiltere gibi devasa ekonomilerin de bulunduğu birçok ülkeyi borç krizine sürükleyen ve komşumuz Yunanistan’ın geleceğine ipotek koyan krizi biz en az zararla atlatmaya çalışıyoruz. Yüksek hızla krizden çıkmaktayız.
Bu süre zarfında bu başarıya bizi ulaştıran 3 temel sebebe dikkat çekmek istiyorum: Birincisi en başından beri kriz tellallığı yapılmayarak bankacılık reformu gibi yapısal reformlara dahi devam edebilecek kadar cesaretli bir duruşun ve özgüvenin gösterilmesidir. Türkiye özellikle sanayide Avrupa pazarındaki daralmaya bağlı olarak ciddi sorunlar yaşarken, gerek şirketler gerekse de devlet bazında daha sonraki yıllar için hazırlıklara devam edebilmiştir.
İkincisi, finans sektörünü kurtarma ve ekonomik canlanma oluşturma amacıyla bütün dünyada yüksek bütçe açıkları verilirken, Türkiye güçlü bankacılık sistemi ve dirayetli ekonomi yöneticileri sayesinde bütçe açığında oldukça sınırlı bir artışla bütçesini kontrol altında tutmuş ve geldiği ekonomi düzeyin, kamu maliyesi açısından da kalıcı olduğunu tescillemiştir. Bu sayede devlet harcamaları bazında öngörülebilirlik ve güven artmıştır. Bu durum kredi notlarımıza da yansımış, ülkelerdeki genel düşüş trendinin aksine ülkemiz adına iki basamaklı artışlar söz konusu olmuştur.
Üçüncüsü ise daha önce hiçbir dönemde olmadığı şekilde ekonomi yönetimimiz iş dünyası ve özellikle iş dünyası STK’laırI ile yakın çalışmıştır. Bu sayede ekonominin nabzını yakından tutmuş ve zamanında gerekli teşvikleri sağlayarak ekonominin en çok ihtiyaç duyduğu zamanlarda nefes almasını temin etmiştir. İş dünyası STK’ları ile yakın çalışılması bizde de hiç şüphesiz kendimize güveni arttırmış, arkamızda bizi her zaman anlayacak ve dinleyecek bir devlet anlayışının olduğunu ispatlamıştır.
Türkiye Mali Alanda Güçlü
Bu üç madde kısaca, Türkiye’nin özellikle mali alanda güçlü durumda olduğunu göstermektedir. Bu durumun biz iş dünyasını orta ve uzun vadede çok daha iyi bir konuma getireceğinin göstergesidir. Türkiye lig atlamış, şampiyonlar liginde dev ekonomilerle mücadeleye başlamıştır. Ancak bizlerin geleceğim ile ilgili tereddütleri halen geçmiş değildir. Bu şampiyonlar liginde rakiplerimize karşı en büyük dezavantajımız hiç şüphesiz tıkır tıkır işleyen bir demokrasimizin olmayışıdır. Yapılan bütün çalışmalar, ekonomik gelişmişlik ve rekabet gücü ile demokrasinin birbirinin gerek şartı olduğunu göstermektedir.
Biz de daha öngörülebilir, daha müreffeh daha dayanıklı bir ekonomi ve daha güçlü bir Türkiye için tam ve güçlü bir demokrasi ve bunu teminatı olacak demokratik bir anayasa istiyoruz. Bunun için önümüzdeki referandum bizler için bir fırsattır. Bu referandum partiler üstü bir meseledir. Siyasi görüşlerini bir yana bırakarak referandumda ‘evet’ demek, toplumun demokrasiyi özümsediğini ve kendi hakkındaki kararları kendisinin verebilme rüştüne erdiğinin ispatı olacaktır” dedi.