 |
Bu bir tanıtımdır. |
|
|
|
| |
Feta Girişimi - Değirmen Dergisi tarafından Sakarya Büyükşehir Belediyesi işbirliği ile “Edep, Edebiyat ve Kardeşlik Üzerine” konulu konferans düzenlendi.
Feta Girişimi dönem sözcüsü Leyla Yıldız’ın selamlama konuşmasıyla başlayan program Yazar Necati Mert’in konuşmasıyla devam etti. Yazar Necati Mert, edep kavramının tarihsel süreci ve edebiyat ilişkisine değindi. Konuşmasında edep olgusunun tasavvufi boyutlarını irdeledi. Sözlerine şöyle devam etti: “Edep kuralları yazlı değil. Bu yüzden de yaptırımları örfidir, ama yazılı hukuktan daha sağlamdır: kınanmayı, ayıplanmayı, hatta toplum içinde yalnız bırakılmayı göze almak gerekir. Edebiyatçı sanat yapar ama her edip sanatkâr değildir. Edebiyatı iyi, en iyi olan mıdır sanatkâr? Edebiyata yenilik getiren adamdır. Sanat/edebiyat, tabiata bakar, insana bakar, topluma bakar. Ama insan için bakar. Tabloda bir natürmort de, bir göl de resmedilmiş olsa, insandır anlatılan. Ressam onlarda neler görmüşse, gölden aldığı izlenimler ne ise, onları aktarmıştır tabloya. Mimarlık için de böyledir. Bizim bugünkü evlerimiz eser değildir. Bizi anlatmıyor. O eski evler, sözgelimi Taraklı evleri anlatıyordu. O evler yöre insanı için yapılmıştı çünkü. O evler bir ağaç gibi tek ve hür ve bir orman gibi kardeşçesine yaşamayı bilmiş insanların evleri olduğu için, birbirlerinden hem ayrı hem de birbirlerinin güneşini kesmeyecek kadar da birbirlerine yakındırlar.” Necati Mert; kaostan kurtuluşun tek yolu “bilgi, ahlaktır. İnsanlık, bunu sağladığı gün ancak o gün, “sanki doğduk bir anadan” diyecektir işte.” diyerek sözlerini tamamladı. Konuşmasının ardından dinleyicilerin sorularını cevaplandıran Necati Mert’e hediyesini Sakarya Büyükşehir Belediyesi Genel sekreter yardımcısı Metin Küçük takdim etti. |