Bugün ne oldu?
Tecavüze uğrayan 14 yaşındaki kız ilk kez konuştu!
HaberlerSakarya
11.49, 27/08/2012
Çilingiroğlu Elektronik
Tecavüze uğrayan 14 yaşındaki kız ilk kez konuştu!
Bu bir tanıtımdır.
Sakarya'da 14 yaşındaki kıza taciz davası 29 Ağustos'ta başlıyor. 34 sanıktan ikisi polis. Küçük kız üç aydır devlet korumasında

Narin yapısının aksine yaşadıkları tonlarca ağırlıkta. Yaşı daha 14. Ama geçmişiyle büyük bir savaş içinde. Bu nedenle başı hep önünde, gözleri ise yerde. Kendini dış dünyaya kapatmış. Sürekli çapraz duran elleri ve ayakları sanki onun koruma kalkanı. Karşımda duran, Sakarya’da geçen haziran ayında 34 kişinin cinsel istismar ve tecavüzüne uğradığı gerekçesiyle devletin koruma altına aldığı ve bugüne kadar avukatı dışında hiç kimseyle görüştürülmeyen küçük bir kız. İlk duruşması 29 Ağustos’ta görülecek. Yaşları 14 ile 19 arasında değişen 20 sanık tutuklu, 14 sanık ise tutuksuz olarak yargılanıyor. Tutuksuz sanıklar arasında Sakarya Emniyeti’nde görevli iki polis de var. Emniyet şube müdürü olarak çalışan polislerden biri ‘cinsel ilişki için mekân bulmak’tan, diğeri ise küçük kızla ‘cinsel ilişki kurmak’tan gözaltına alındı. Ancak polisler ifadeleri alındıktan sonra serbest bırakıldı. Serbest bırakılan polislerden N.Ş.’nin yurtdışına kaçtığı biliniyor. Eşi de Sakarya Adliyesi’nde hâkim olarak görev yapıyor.

Gelen bir ihbar sayesinde olayın ortaya çıkmasının ardından devlet 14 yaşındaki Ö.C.’yi koruma altına aldı. Küçük kızın avukatı Harika Güney Karakaş “Sanırım karşı taraf, Türkiye’nin gündemine oturan N.Ç davasındaki gibi, yaşananları kızımızın ‘rızasıyla yaptığı’ yolundaki iddialarıyla kendini savunacak. Bunun üzerine gidilecek. 14 yaşındaki bir kız çocuğuna rızasıyla ilişkiye girebilecek bir insan olarak bakılıyor. Ama kanun çok açık. 15 yaşının altındaki çocukta rıza kesinlikle aranmıyor” diyor.

Günde dört-beş ilaç

45-50 kilo var yok. Devletin güvenlik gerekçesiyle bakım altına aldığı yurdun bahçesinden avukatı Harika Güney Karakaş ve bana doğru gelirken utangaç bir gülümsemeyle “Hoş geldiniz” diyor. Fısıldar gibi zor duyulacak bir ses tonuyla konuşuyor. Onu alıp terapiye götüreceğiz. 34 kişinin cinsel istismarına uğramış olmanın yarası o kadar ağır ki haftada bir gün devletin ona sağladığı psikiyatrıyla, bir gün de psikologla görüşüyor. Günde üç-dört tane de ilaç alıyor. Arkadaşları dershaneye giderek testlerden zar zor 400 puan alırken o, kendi başına çalışarak 410 puan almayı başaran bir öğrenciydi aslında. Evden okula küçük bir dünyası vardı. Baba bir fabrikada işçi olarak çalışıyor, anne ise ev kadını. Şimdi bir tecavüz davasının küçük mağduru. Otomobilin camından sessizce dışarıyı izliyor.

Ya o polis bulunmazsa


Üç aydır yurtta devlet koruması altında olduğu için avukatı Harika Güney Karakaş, onun dışarıdaki hayatla ilgili tek bağlantısı. Aralarında öyle özel bir bağ kurulmuş ki konuşurken bir tek onun gözlerine uzun uzun bakıyor.

Birlikte geçirdiğimiz bir gün boyunca sessizliğini ara ara bozuyor ve “Hayatıma kaldığım yerden devam etmek istiyorum. Tek isteğim bana bunu yaşatan herkesin cezalandırılması. Dışardaki özgürlüğü, ailem ve arkadaşlarımla zaman geçirmeyi çok özledim” diyor. Sonra gözlerini büyük bir endişe sarıyor. Dudaklarından “Abla, suçluları teslim etmeyen bir ülke varmış sanırım. Ya o polis de oraya kaçmışsa...” cümleleri dökülüyor. Ailesini neredeyse üç ay görmemiş. Telefonda bile konuşmamış. Ama ailesinin bayramın 3. günü onu görmeye gelmesi küçük kızı geleceğe dair ümitlendirmiş. ”Ailemi düşünmek bana en büyük kuvveti veriyor. ‘Kızım hiç üzülme biz senin yanındayız’ dediler. Ailemi ve arkadaşlarımı daha çok görmek istiyorum” diyen küçük kızı bu görüşmede üzen ise babasının bu zor süreçte yeniden sigaraya başlaması.

Avukat: ‘İftira’ya sığınacaklar

Avukat Harika Güney Karakaş, davayla ilgili bilgi verirken, endişelerini de dile getiriyor:

“Onu ilk gördüğümde iki hafta uyuyamadım. Çünkü çok küçük. Bu kadar çok şey yaşayıp bunu nasıl kaldırabildiğini aklım almadı. Zaman zaman öfke patlamaları yaşıyor. Hiç kimseyle konuşmak istemediğini söylüyor. Karşı tarafın avukatının iddiası, bu yaşananları kızımızın isteyerek yaptığı ve aslında birçok kişiyle ilişkiye girmediği halde 34 kişiye iftira attığı yönünde. Ama Yargıtay’ın bir kararı var. Kararda diyor ki: Hiçbir kadın iffetini zedeleyecek ve toplum içinde kendini küçük düşürecek bir yalanı başkasına atmaz. Hele bunu 14 yaşındaki bir çocuk asla yapmaz. Sanıkların 27’si yaşları 14 ile 19 arasında değişen kişiler. Geri kalan yedi kişi de yer temin etmek, cinsel ilişkiye girmek ve cinsel ilişkiye girmek için zorlayan kişilerden oluşuyor. Yedi kişiden ikisi, cinsel istismar suçundan mahkemeye sevk edilip serbest bırakılan iki kamu görevlisi. Konuyla ilgili savcıya ifade veren kişi sayısı 34’e kadar çıktı. Ama bunların içinde7-8 kişi mekân temini sağlamış. Bazıları mağdure ile ilişkiye girmiş, bazıları tecavüz etmiş, bazıları da görüntülerini çekerek onu cinsel anlamda istismar etmek için kullanmış. Devlet olayın ortaya çıktığı haziran ayından bu yana kızımızı karşı taraftan gelebilecek tehditlere karşı aileden alarak bir başka yerde koruma altına aldı.”

Devlet korumasında bir gün

Ö.C. sabah saat 09.00-10.00 arasında kalkıyor. Kahvaltıdan sonra ilaçlarını alıyor. 11.00’e kadar TV izleme hakkı var. Sonra bir saat kadar kitap okuma saati. Ardından öğle yemeği vakti geliyor. Yemek sonrasında serbest zaman var. Eğer bilgisayarın başı kalabalık değilse bazen bilgisayarda oyalanıyor. Ardından akşam yemeği yeniliyor. Son bir haftadır masatenisi oynamaya başlamış. İstanbul ’a gelmek ve gezmek istiyor. Çok küçükken gelmiş ama hatırlamadığını söylüyor.

‘Çocuğa her türlü cinsel davranış’

Savcının hazırladığı iddianamede, sanıkların mahkemeye sevk maddesi olarak TCK’nın 103. maddesi bulunuyor. 103. madde cinsel istismarı kapsıyor. Sanıkların, ‘15 yaşını tamamlamamış veya tamamlamış olmakla birlikte fiilin hukuki anlam ve sonuçlarını algılama yeteneği gelişmemiş olan çocuklara karşı gerçekleştirilen her türlü cinsel davranıştan ve ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve zincirleme suçtan mahkemeye sevki gerçekleştirildi.

Kaynak: Radikal
 
Bu bir tanıtımdır.
 
 
 
Sakarya'da, utanç davasında sanık polislerden biri tayin edildi. Diğeri kayıp. Vali: Emekliliğini isteyip yurtdışına çıktığı sanılıyor.

Sakarya’da geçen Haziran ayında 34 kişinin cinsel istismar ve tecavüzüne uğradığı gerekçesiyle devletin koruma altına aldığı 14 yaşındaki Ö.C’nin davasının ilk duruşması Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi’nde yarın görülecek. Radikal’in duyurduğu ‘Başın öne eğilmesin’ başlıklı haberin ardından, Sakarya Valisi Mustafa Büyük, olaya karışan polis memurlarından N.Ş’nin emekliliğini isteyip yurtdışına kaçtığına dair bilginin bulunduğunu, diğer polis E.T.’nin ise başka bir ile tayin olduğunu söyledi.

Vali Büyük, “Bu çok üzüldüğümüz ve hassasiyetle takip ettiğimiz bir olay. İki kamu görevlisi de olayla ilişkili olarak yargılama süreci içinde bulunuyor. Polislerin ifadesi alındıktan sonra tutuklama olmadı. Bir polis memuru ilimizden tayin oldu, N.Ş adlı polisin de emekliliğini isteyip yurt dışına kaçtığı yönünde bilgiler var. N.Ş için arama kararı verildi takip devam ediyor. İki polis de görevden uzaklaştırıldılar” dedi.

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı da Radikal ’in haberi üzerine harekete geçerek Ö.C davasına müdahil oldu. Bakanlık yetkilileri hukuk müşavirliğini devreye sokarak konuyla ilgili çalışma başlattığını söyledi.

Bosna Hersek’te mi?


Davada yaşları 14 ile 19 arasında değişen 20 sanık tutuklu, 14 sanık ise tutuksuz olarak yargılanacak. Tutuksuz olarak yargılanacak kişiler arasında Sakarya Eminiyeti’nde görevli iki polis bulunuyor.

Savcının hazırladığı iddianamede, sanıkların mahkemeye sevk maddesi olarak TCK’nın 103. maddesi bulunuyor. 103. madde cinsel istismarı kapsıyor. Savcılık, ayrıca kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma ve zincirleme suça da iddianamede yer vermiş durumda.
Ö.C davasının toplumun duyarlı her kesiminin ilgiyle izlediği bir yargılama süreci olacağına dikkat çeken Vali Büyük, “Kızımız devletin koruması altında. N.Ş emeklilik dilekçesi vermiş ama biz müstafi (istifa etmiş) saydık, görevden uzaklaştırıldı. Şu anda devletle hiç bir ilişkisi yok hakkında arama işlemi devam ediyor” dedi.

Suçlama: Mekân temini ve cinsel ilişki kurma


Avukat Harika Günay Karataş’ın verdiği bilgiye göre; 14 yaşındaki Ö.C.’nin 34 kişinin cinsel istismar ve tacizine uğramasıyla ilgili dosyaya konu olan olaylar; küçük bir yerleşim yerinde, masum bir flörtle başladı. Ö.C., şantaj vesilesi yapılan yakınlık ile önce yaşıtlarının daha sonra yaşı daha büyük kişilerin cinsel istismarı ve tecavüze uğradı. İfadesi alındıktan sonra serbest bırakılan polislerden biri mekan temin etmekten, N.Ş adlı polis ise 14 yaşındaki kızla cinsel ilişki kurmakla suçlanıyor. İhbarla ortaya çıkan olayın mağduru Ö.C., 3 aydır devlet koruması altında bulunuyor. Duruşma ise yarın başlıyor.

Kaynak: Radikal

 

Kadın gazeteciler, Sakarya'da 14 yaşındaki Ö.C.'ye cinsel istismardan 34 kişinin yargılanacağı ve bugün ilk kez hakim karşısına çıkacağı davanın takipçisi olacaklarını açıklayan bir metin yayımladı.

Onlarca kadın gazetecinin imzasını taşıyan metinde şöyle denildi: 'Bizler, her gün gazetelerde, internette okuduğunuz ya da televizyonda izlediğiniz kadına yönelik fiziksel/duygusal/cinsel şiddet haberlerini yayıma/yayına hazırlayan kadın gazetecileriz. Haksız tahrik ve iyi hal indirimlerine tabi tutulan katiller, tecavüzcüler serbest bırakılıyor. Cinsel istismar kurbanı kız çocuklarında 'rıza' aranıyor. Yaşadıkları travmalar adalet duygusundan yoksun kararlarla katmerlenen mağdurlar ile beraber, yazıp çizdiğimiz her haber bizlere de ayrı bir travma yaşatıyor. Hissettiğimiz sorumluluk çerçevesinde, Sakarya'da cinsel istismar kurbanı 14 yaşındaki kız çocuğunun davasını yakından takip edeceğimizi duyurmak isteriz. Saygıyla bildiririz.'

Kaynak: Akşam

 
Sakarya’da, aralarında iki emniyet şube müdürünün de bulunduğu 34 kişinin cinsel istismarına uğradığı iddia edilen 14 yaşındaki Ö.Ç'nin davası Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı.

Sakarya’da, Mayıs ayında gerçekleştirilen operasyonda, aralarında iki emniyet şube müdürünün de bulunduğu 34 kişi olayla ilgili yakalandı.

14 yaşındaki Ö.Ç’ye cinsel istismar davası Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde başladı. Dört kişinin tutuksuz yargılandığı, emniyet şube müdürü N.Ş’nin ise firari olduğu davada, tutuklu yargılanan 29 kişiden 24 tanesi 18 yaşın altında bulunuyor.

Sakarya Adliyesi önünde duruşmanın yapıldığı gün eylem yapan Sakarya Kadın Platformu açtıkları pankartla olayın takipçisi olacaklarını deklare etti. Platform adına bir açıklama yapan Özgül Karaman, “Fethiye ve N.Ç. davalarında adalete olan güveni sarsan sonuçlardan sonra bu davanın takipçisi olacağımızı ifade ediyoruz. Gelenekselleşen taciz ve tecavüz sisteminin ortadan kalkması için atılan her adım hayati önem taşımaktadır” dedi.

Platformun basın açıklamasını gerçekleştirdiği esnada davada tutuklu olarak yargılanan ve yaşları 18’den küçük olan çocukların aileleri de duruma tepki göstererek; kendi çocuklarının da mağdur olduklarını söyledi.

Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesinde görülen davanın duruşma ilanında yer alan sanık isimlerinin ilk defa kodlu olarak yazılması dikkat çekti.
 
 
 
 
 
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülmeye başlanan 14 yaşındaki Ö.C’ye cinsel istismar davasında tutuklu yargılanan ve yaşları 15’ten küçük olan sanıkların aileleri, çocuklarının mağdur olduğunu ifade etti.

Mayıs ayında gerçekleştirilen operasyonda, aralarında iki emniyet şube müdürünün de bulunduğu 34 kişinin 14 yaşındaki Ö.C’ye cinsel istismar davası Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde başladı. 4 kişinin tutuksuz yargılandığı emniyet şube müdürü N.Ş.’nin ise firari olduğu davada tutuklu yargılanan 29 kişiden 24 tanesi 18 yaşın altında bulunuyor.

Bugün başlayan davayı takip için Sakarya Adliyesi'ne gelen tutuklu sanık aileleri yaşananlara isyan etti. Aileler, yaşları 15’ten küçük olan çocuklarının psikolojilerinin bozulduğunu ve büyük bir depresyon yaşadıklarını iddia etti.

Aileler en az Ö.C. kadar kendi çocuklarının da olaydan dolayı büyük sarsıntı yaşadığını vurguladı.

İsminin açıklanmasını istemeyen bir aile, çocuklarının cinsel olarak ciddi bir bozukluk yaşadığını iddia etti.

15 yaşındaki çocukları ile cezaevinde görüşen aile, çocuklarının kadınlara yaklaşmaktan korktuğunu söylediğini aktarırken; çocuklarının psikolojik baskı nedeni ile cinsel tercihinin değişmesinden endişe ettiklerini dile getirdi.

Çocuğu 15 yaşında olan bir baba ise 3 aydan bu yana büyük sıkıntı yaşadıklarını belirterek şöyle konuştu: “Çocuklarımızın psikolojisi tamamen bozulmuş durumda. Düşünebiliyor musunuz? Bir kız 14 yaşında tecavüze uğrayabiliyor ama yaşı 15 olan bir çocuk bunu yapan oluyor. Hayır, biz buna itiraz ediyoruz. Yaşları 18’den büyük olanlara diyeceğimiz hiçbir şey yok. Ancak yaşları küçük çocukların durumunun gözden geçirilmesini istiyoruz. Bu çocukların arasında 13 yaşında olanlar bile var. Burada mağdur olanlar cinsel istismara uğradığı iddia edilen kız ve yaşları 18’den ufak olan çocuklardır. Bizim çocuklarımızın tecavüzcü gibi gösterilmesini kabul edemiyoruz.”

 
 
 
14 yaşındaki kıza cinsel istismarda bulundukları iddia edilen 2’si polis 34 kişinin yargılandığı davada tutuklu 29 sanık tahliye edildi.

Mayıs ayında gerçekleştirilen operasyonda, aralarında iki emniyet şube müdürünün de bulunduğu 34 kişi hakkında cinsel istismar iddiası ile ilgili dava açılmıştı. 14 yaşındaki Ö.Ç’ye cinsel istismar davası 29 Ağustos'ta Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde gerçekleşti.

Sabah saat 09.00’da başlayan ve yaklaşık 15 saat süren 4 kişinin tutuksuz yargılandığı, emniyet şube müdürü N.Ş’nin ise firari olduğu davada, tutuklu yargılanan 29 kişi tahliye edildi. 29 tutuklu sanıktan 24’ü 18 yaşın altında bulunuyordu. Tutuksuz yargılanmak üzere serbest bırakılan sanıklara yurt dışına çıkış yasağı konuldu.

Mahkeme, tahliyeye gerekçe olarak sanıkların yaşlarının küçük, cezaevinde tutuklu kaldıkları süre ve delillerin toplanmasını gerekçe gösterdi.

Tutuklu sanıkların aileleri karar sonrası büyük sevinç yaşadı. Bu arada firari emniyet şube müdürü N.Ş’nin gıyabi tutuklama kararı devam ediyor.

 
Geçen haziran ayında aralarında 2 emniyet müdürü ve 18 yaşından küçük öğrencilerin de olduğu 35 kişinin cinsel istismarına uğradığı iddia edilen 14 yaşındaki Ö.Ç.'nin davasının ilk duruşmasında tahliye kararı verilen 19 sanık öğrencinin aileleri 15.5 saat sonra verilen tahliye kararını çığlıklar atarak ve avukatlara sarılarak kutladı. Aileler geceyarısı da Sakarya Cezaevine giderek  çocuklarını alkışlarla karşıladı. 

Sakarya 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde dün görülen ve yaklaşık 15 saat süren dava saat saat 00.15 sıralarında sona erdi. Mahkeme heyeti, emniyet müdürü N.Ş.'nin firari olduğu davada, tutuklu yargılanan 19 sanığın tahliyesine karar verdi. Mahkeme, tahliye kararına sanıkların 18 yaşından küçük olduğunu, cezaevinde tutuklu kaldıkları süreyi ve kanıtların toplanmasını gerekçe gösterdi. Tahliye kararını öğrenen tutuklu yakınları anne babalar ve çocukların yakınları adliye önünde tahliye kararını kendilerine getiren avukatlarına sarıldı.

Sevinç çığlıklarının atıldığı Sakarya Adliyesi önünde 19 tahliye kararı sonrası aileler tahliye olan çocuklarını cezaevinden almak için Ferizli İlçesi'ndeki cezaevine gitti.

Yaklaşık 50 araçla saat 00.30 sıralarında yola çıkan aileler çocuklarının bulunduğu cezaevi ring aracının cezaevine girişi sırasında alkışladı.

Cezaevi ring araçına doğru el sallayıp çocuklarına seslenen ailelerin bekleyişleri yaklaşık 4 saat sürdü. Saat 04.50'de tutuklu yargılanan 19 sanık çocuğun cezaevinde kaldıkları A7 Koğuşu'ndan tahliye işlemlerinin ardından cezaevinden çıkmalarında sevince dönüştü. Çocuklarının cezaevi kapısına geldiğini gören aileler coşkuyla ıslık çalıp, alkışlarla onları çocuklarını karşıladı. Dönüş yolunda da uzun bir konvoy oluşturan aileler, kornalar basarak tahliye kararının sevincini yaşadı. 

Çocukların anne ve babaları, 14 yaşındaki Ö.C.'nin cinsel istismarıyla ilgili olarak "Her ne kadar çocuksa ve kamu davası olarak görülüyorsa bizim çocuklarımızda cinsellik anlamında farklı bir boyutta değil. Hatta çoğu çocuk, Ö.Ç.'den küçük olmakla beraber tahrik mesajları sebebiyle böyle bir hataya düşmüşler" iddiasında bulundu.

Mahkeme heyeti, dava kapsamında hakkında gıyabı tutuklama kararı bulunan Emniyet Müdürü N.Ş.'nin yurt dışına nereden çıkış yaptığının araştırmasını istedi. Ayrıca davanın sanık ve mağdurlarının 15 yaşından küçük olması nedeniyle içeriğine yayın yasağı getirildi.

 
 
Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen 14 yaşındaki Ö.Ç.'nin 34 kişi tarafından cinsel istismara uğramasını kapsayan davada 29 sanık tahliye edildi. CNN habercileri de bu kararı şöyle yorumladı...

 
Ö.C. davasının perde arkasını araştıran Radikal Gazetesi çok önemli bir gerçeği ortaya çıkardı. Sakarya'nın Utanç Davasında, 14 yaşındaki küçük kıza yönelik cinsel istismar zincirinin ilk halkası kaçak polis çıktı.

14 yaşında Ö.C.’nin, 34 kişinin karıştığı bir cinsel istismara maruz kalması lekesini Sakarya’nın alnına ilk süren kim miydi? Olaydan sonra gözaltına alınıp, serbest bırakılan ve ertesi gün firar eden Sakarya Emniyet Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü N.Ş... Çünkü Ö.C.’yi istismar eden ilk kişi oydu. Devletin güvenlik için tahsis ettiği bilgisayarı kullanarak Ö.C.’yle tanıştı. Adını ve mesleğini farklı söyleyerek, kendisinden 29 yaş küçük olan, henüz 14’ündeki Ö.C.’yle buluştu. Küçük kıza telefon hattı verdi; çeşitli evlerde birlikte oldu. Polis N.Ş.’in açtığı utanç kapısından 26 ‘çocuk’ girdi. Önce Ö.C.’nin yaşıtı olan arkadaşları, Ö.C. ile birlikte olup o anı kamerayla zorla kaydedenler ve bu kaydı izleyenler... Derken, utanç katlanarak büyüdü. N.Ş.’nin, tutuksuz yargılanmak üzere bırakıldığı için yurtdışına kaçtığı davada, utanç hanesine yeni çizikler atıldı: 19 tutuklu sanık tahliye edildi ve yayın yasağı getirildi.

Ö.C.’nin, kurbanı olduğu cinsel istismar skandalına ilişkin ilk ihbar, 21 Şubat 2012’de, yani aslında çok erken bir tarihte geldi. Birkaç işlemden öteye gidilmedi. İkinci ihbar 10 Mayıs’ta geldi. Ö.C.’nin arkadaşı olduğunu söyleyen kişi, korkunç bilgiler veriyordu. İddiaya göre Ö.C. ile birlikte olan kişi ilişki sırasında fotoğraflarını çekmişti. Görüntüleri paylaşıp Ö.C. ile zorla birlikte oluyorlardı. İhbarcı, Ö.C.’ye “Polise git” demişti. Fakat Ö.C., “Gidemem. Çünkü teknik direktör olarak tanıdığım kişi, aslında Sakarya Emniyet Müdürü’ymüş. Korkuyorum” dedi.

Kendisini futbol menejeriyim diye tanıttı

Peki 43 yaşındaki N.Ş. ile 14 yaşındaki Ö.C.’nin ne işi olabilirdi? Ö.C.’nin iddiasına göre, N.Ş.’nin Şubat 2011’de internette bir müzik indirme sitesinde mesaj atmasıyla tanıştılar. N.Ş., kendini ‘futbol menejeri Selcan Türkoğlu’ diye tanıttı. İstanbul ’da yaşadığını söyledi. Facebook ’ta yazışmaya başladılar. Önce bir büroda buluştular. Büronun sahibi N.M.B., anahtarı bir günlüğüne N.Ş.’ye verdiğini kabul ediyordu. Ö.C. ile N.Ş. daha sonra bir evde buluştular. Bu arada, babasının ‘çok mesajlaştığı’ için el koyması sonrası Ö.C., N.Ş.’den yeni hat istedi. O da A.T. adına kayıtlı hattı verdi. Görüşmeye devam ettiler. 2011’nin yaz aylarında 10 kez Serdivan Mahallesi’ndeki bir evde buluştular. Bu ev, polis E.T.’ye aitti. E.T., olay ortaya çıktığında 2011’de rapor alıp şehirden ayrıldığını, anahtarı da N.Ş.’ye teslim ettiğini ifade etti. Okullar açıldıktan sonra Ö.C., istemediği halde polis N.Ş.’nin ısrarıyla Yeni Cami’deki bir eve gitti. Bu ev ise S.T.’ye aitti. O da N.Ş.’yi tanıyordu.

Görüntüleri okulda dolaştı


N.Ş. olaydan sonra alınan ifadesinde ‘Selcan Türkoğlu’ adını kullandığını, İstanbullu bir menejer olarak kendisini tanıttığı iddiasını reddetmiyordu. Ö.C. ile internette tanışıp buluştuğunu, polis E.T.’nin evine gittiklerini doğruluyordu. Fakat, “Arkadaşımın faturalarına bakacaktım, Ö. de tuvalete gidecekti” diye açıklıyordu. Aralarında cinsel temasın olmadığını, 18 yaşından küçük olduğunu öğrenince ilişkisini kademeli olarak kestiğini söylüyordu. Ancak savcı Kamil Erkut Güre’nin tespitleri çok farklıydı. Savcıya göre Ö.C., ilk kez komiser N.Ş. tarafından istismar edilmişti ve ardından da birden çok kez istismarına ve tacizine uğramıştı. İstismarın okul çevresinde duyulması sonrası Ö.C., artık erkek yaşıtları için de kurban halini almıştı. Ö.C. Ocak 2012’den Mayıs 2012’ye kadarki beş ayda çoğu 15 ile 18 yaşındaki, suça sürüklenen 26 çocuğun değişik biçimlerde istismarına uğradı. Bir keresinde 4 ‘çocuk’ tarafından istismar edildi, sonra da ilişki sırasında görüntüleri çekildi. Görüntüler başkalarına izletildi; o ‘başkaları’ da Ö.C. ile birlikte oldu. O ‘çocuklardan’ bir kısmı cinsel ilişkiyi kabul etti ve rızaya dayalı olarak yaptıklarını söyledi. ÖC. de rızayla birlikte olduğunu söyleyip şikâyette bulunmadı. Savcı Güre, zorla çekilen görüntülerinin erkekler arasında yayılması üzerine, ‘tehdit ve baskı altında, ailesinin de haberdar olmaması nedeniyle, duyulmasını engellemek için cinsel ilişkiye girmek zorunda kaldığını’ savunuyordu.

Operasyon 8 Haziran’da başladığında gözaltına alınan N.Ş., tutuklanması için sevk edildiği mahkemece serbest bırakıldı.

Savcı itiraz etti ama...


Savcılık, itiraz etti ama çok geçti. N.Ş. yurt dışına çıkmıştı. Böylece Ö.C. davası, 8’iyetişkin, 26’sı çocuk, 34 sanıklı ‘utanç davası’na dönüştü. Üç ayrı iddianameye göre; toplam 27 sanık; ‘çocuğun cinsel istismarı, cebir yoluyla cinsel saldırı, kişiyi hürriyetinden yoksun bırakma, özel görüntü ve sesleri ifşa etme’ ile 7 yetişkin sanık da ‘ cinsel istismar için yer temini’ iddiasıyla suçlandı. 19 tutuklu sanığın tutuklu olduğu davanın ilk duruşması, önceki gün görüldü. Ve mahkeme 19 sanığı tahliye etti.

Polisin suç ortakları var

Davanın önceki günkü duruşmasında Avukat Müşir Deliduman, polis N.Ş.’nin serbest bırakılması ve firarıyla ilgili olardak Sakarya Valisi ve polisi sorgulayan hâkim hakkında suç duyurusunda bulundu. Deliduman, şunları söyledi: “Vali Bey, yeterli tahkikatın yapılmasını sağlamadan, önlemler almadan salıverilmesine sebep oldu. Sorgu hâkimi ise elde yeterli delil olduğu halde tutuklamadan salıverdi. Aynı zamanda HSYK’dan soruşturmanın genişletimesi ve derinleşmesini talep ettik. Çünkü sanık çocukların Ö.C’yi istismarları haricinde, asıl olaya karışan polisler ve o polislerin etrafındaki ilişkiler ağı çok önemli. Yani bu polisin yurtdışına kaçmasına yardım eden suç ortakları olduğu yönünde bir düşüncemiz var. Bu da yaşanan olayların çapını çok daha genişleten bir şey.”

Tahliye kararı vicdanları sızlattı

Sakarya Adliyesi’nde görülen 14 yaşındaki Ö.C.’yle ilgili davada 19 sanığın tahliye edilmesin, kadın örgütleri ve avukatların tepkisine neden oldu. Sakarya Kadın Platformu, gece yarısı çıkan kararın kendileri açısından büyük bir skandal, hukuk açısından da utanç verici olduğunu belirtti. Avukatlar, hukukçular ve sivil toplum örgütleri mahkemeden önceki gün çıkan kararı Radikal ’e şöyle değerlendirdi:
 
*Ö.C’nin avukatı Harika Günay Karataş: Bazı tahliyeler bekliyordum ancak bu kadarını beklemiyordum. Vicdanımız sızlıyor. Mağdurun mağdurluğu katlanarak devam ediyor. Suça sürüklenen çocuklar tahliye oldu. İtiraz edeceğiz. Benim müvekkilim devlet korumasında ve açık cezaevi hayatı yaşıyor. Kimseyle görüşemiyor. Burada cezalandırılan tek kişi Ö. C.’dir.”

* İstanbul Barosu Kadın Hakları Merkezi’nden avukat Gülen Köse:
“Müdahil olma talebimiz bir sonraki celseye ertelendi ama sanıkların tahliyesi ertelenmedi. Davadaki en büyük skandal, tutuksuz sanık olan Sakarya Emniyeti’nde amir olan polisin serbest bırakılması ve bir gün sonra da yurtdışına kaçmasıdır.”

*Sakarya Kadın Platformu’ndan Özgül Kahraman:
“Böyle bir kararın çıkmasını toplumun tepkisinden sonra beklemiyorduk. Bu dava hukukun ve toplumun kendini aklaması için büyük bir şans. Yaşı büyük olup bunun suç olduğunu bilen insanlar var. Onların korunmaması gerekiyor. Karar tam bir skandal, hukuk için utanç verici.”

*Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şube Başkanı Taylan Tanay:
Bu olayı yok sayarak üzerini örterek hiçbir çocuğumuzu koruyamayız. Mahkemenin koyduğu yayın yasağıyla sanıkları korumak amaçlanmıştır. Özellikle olaya karışan kamu görevlisi olan kişilerin korunması anlamanı geliyor. Bu olayı yok sayarak çocukları koruyamayız.

*Kadın İnsan Hakları Derneği Kurucu Üyesi Pınar İlkkaracan:
2004 yılında Türk Ceza Kanunu’nda ilk kez kadınların lehine, olarak reforme edilmişti. Ancak HSYK’nın benzer davalarda tavsiye kararı olarak verdiği kararlarda çok net olarak görüyoruz ki bu konuda geriye dönüş var. Bu hâkimlerin cinsel istismar konusunda mağdureden yana değil, sanıktan yana tavır almaya iten çok net bir neden olacaktır.

Kaynak: Radikal


 
Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, Sakarya'da görülen 14 yaşındaki Ö.C'nin cinsel istismara uğramasıyla ilgili davanın bütün boyutlarıyla yakından takip edildiğini bildirdi.

Bakanlıktan yapılan açıklamada, Sakarya'da görülen 14 yaşındaki Ö.C'nin cinsel istismara uğraması ile ilgili davanın, Aile ve sosyal Politikalar Bakanlığı tarafından bütün boyutları ile yakından takip edildiği belirtilerek şöyle denildi:

"Bu çerçevede; bakanlığımız 29 Ağustos 2012 tarihinde duruşmada verilen sanıkların tutukluluğunun kaldırılması kararına 31 Ağustos 2012 tarihinde itiraz etmiştir. Dava süreci göstermiştir ki; 14 yaşındaki çocuğun bu elim duruma sürüklenmesinin başlangıç noktası; sosyal medya üzerinden sağladığı iletişimdir. Sosyal medya bilinçli kullanıldığında çok önemli sosyal faydalar sağlayabildiği gibi, özellikle çocuklar tarafından (örnek olayda olduğu gibi) kullanıldığında, istismar ve istenmeyen durumlarla karşı karşıya kalınabilmektedir. Bu bağlamda ailelerin çocuklarının sosyal medya kullanmaları noktasında özel bir hassasiyet göstermeleri büyük önem arz etmektedir. Sonuç olarak Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı hukuki çerçevede konuyu Türkiye Cumhuriyeti Devleti'nin bir hukuk devleti olması ilkesi doğrultusunda yakından ve hassasiyetle takip etmekte ve gerekli girişimlerde bulunmaktadır."
 
Ö.C. davasının firari sanığı polis N.Ş., savcılığın tutuklama talebine karşın, nöbetçi hâkim tarafından "Kaçma şüphesi yok" diye bırakılmış...

Sakarya’da, 14 yaşındaki Ö.C.’ye cinsel istismarda bulunduğu ileri sürülen İl Emniyet Müdürlüğü Basın ve Halklar İlişkiler Şube Müdürü N.Ş.’nin, aslında icra davalarına bakan nöbetçi hâkim tarafından ‘kaçma şüphesi olmadığı’ gerekçesiyle serbest bırakıldığı ortaya çıktı. Üç çocuk şüpheliyi ‘Adli kontrol önlemi yetersiz kalır’ diyerek tutuklayan hâkim, Komiser N.Ş. hakkında yurtdışına çıkış yasağı herhangi dahil kısıtlama getirmedi. Komiser N.Ş. de serbest bırakıldıktan üç gün sonra, tutuksuz yargılanmasına yapılan itirazı öğrenmesi üzerine, elini kolunu sallaya sallaya Edirne İpsala Sınır Kapısı’ndan yurtdışına kaçtı.

Olayın ortaya çıkmasından sonra komiser N.Ş. ve 31 Mayıs 2012’de savcılıkça alınan ifadesinden sonra, kendisine evinin anahtarını veren Şube Müdürü E.T. ve Ö.C.’yi istismar ettiği belirtilen 15 çocukla birlikte tutuklanmaları istemiyle 1 Haziran’da Sakarya 3. Sulh Ceza Mahkemesi’ne sevk edildi. O gün nöbetçi hâkim olarak, 10 yıldır icra davalarına bakan bir hâkim görevliydi. Hâkim, mahkeme sorgusu sonunda komiser N.Ş., Şube Müdürü E.T. ve 12 çocuğun tutuklanması istemini reddetti. Gerekçe olarak, ‘Küçük mağdurun nitelikli cinsel istismarı’ suçunu işlediklerine dair mağdurun iddiaları dışında kuvvetli suç şüphesinin varlığını gösteren somut olguların bulunmadığı, şüphelilerin kaçmaları, saklanmaları veya kaçacakları şüphesini uyandıran somut şüphe bulunmamasını gösterdi. Bu sanıklar açısından tutuklama kararı vermediği gibi yurtdışına çıkış yasağı dahil, hiçbir kısıtlama getirmeyen hâkim, üç çocuk şüpheliyi ise ‘kuvvetli suç şüphesinin varlığı, mağdur ve tanıkların ifadelerinin baskıyla değiştirebilme imkanlarının mevcut olduğu, adli kontrol önlemlerinin uygulanmasının yetersiz kalacağı’ için tutukladı.
 
İtirazı öğrendi kaçtı

Savcı Kamil Erkut Güre, karara Sakarya 2. Asliye Ceza Mahkemesi’nde itiraz etti. Mahkeme, salıverilen bütün tutuksuz sanıkların tutuklanmasına karar verdi. Bunun üzerine N.Ş. hakkında gıyabi yakalama kararı çıkarıldı. Fakat komiser N.Ş.’nin serbest bırakıldıktan üç sonra, itirazı öğrenmesi üzerine 4 Haziran 2012’de Edirne İpsala Sınır Kapısı’nda yurtdışına çıktığı anlaşıldı.

Polis N.Ş.’nin serbest bırakılmasıyla ilgili olarak, Çağdaş Hukukçular Derneği üyelerinden avukat Müşir Deliduman davanın 29 Ağustos’ta görülen ilk duruşmasında, Sakarya Valisi ve sorgu hâkimi hakkında suç duyurusunda bulunmuştu. Avukat Deliduman, ortada yeterince delil olmasına karşı sorgu hâkiminin şüpheliyi serbest bıraktığını belirterek, konuyu Hâkimler ve Savcılar Yüksek Kurulu’na (HSYK) taşıdıklarını açıklamıştı. Bu arada şüpheli polis N.Ş.’nin savcılıktaki ifadesinde, Ö.C. ile internette tanıştığını, yaşını bilmediğini söylediği belirtildi. N.Ş.’nin ifadesinde polis E.T.’nin evine gitmeleriyle ilgili de “Arkadaşımın faturalarına bakacaktım, Ö. de tuvalete gidecekti” dediği belirtildi.

Mahkeme Savcısı: Deliller sağlam

Sakarya’da 29 Ağustos’ta görülen davanın duruşmasında 19 tutuklu sanığın duruşma savcısının itirazına rağmen bırakıldığı belirtildi. Savcının, ‘sanıkların atılı suçları işlediklerine dair kuvvetli delillerin bulunması ve isnat edilen suç için öngörülen ceza miktarı’nın dikkate alınmasını istediği öğrenildi. Bu arada Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, İstanbul Barosu ve ÇHD avukatları da delillerin henüz tam toplanmaması nedeniyle sanıkların tutukluluk halinin devamını istedi. Mahkeme ise yaşları 18’den büyük olan sanıklardan ikisinin üzerlerine atılı suçta mevcut delil durumunu göz önünde bulundurarak, 17 çocuğun ise ‘tutuklu kaldıkları süre ve delillerin toplanmış olması’ nedeniyle tahliye edilmelerine karar verdi.

Kaynak: Radikal

 
14 yaşındaki Ö.C. davasında 'kaçmaz' denilerek salıverilen firari sanık polis N.Ş. 4 Haziran'da İpsala'dan yurtdışına çıkmış.

14 yaşındaki Ö.C.’yi istismar ettiği iddiasıyla sevk edildiği savcılık tarafından “kaçma şüphesi yok” diye serbest kalınca yurtdışına kaçan İl Emniyet Müdürlüğü Basın ve Halkla İlişkiler Müdürü N.Ş.’nin sınırdışına çıkış belgelerini Radikal gazetesi ele geçirdi.

Sakarya Asayiş Şube Müdürü İdris Zorgör tarafından savcılığa gönderilen 7 Haziran tarihli evrakta, ‘çocuğun cinsel istismarı ve hürriyetten yoksun kılma’ suçlarından hakkında yakalama kararı bulunan komiser N.Ş.’nin 4 Haziran’da Edirne İpsala Sınır Kapısı’ndan yurtdışına çıktığı ifade ediliyor. Bu evraka ek olarak, ‘yolcu kayıtları sorgulama’ listesi yer alıyor. Listede, Komiser N.Ş.’nin 2012’de iki kez Edirne Kapıkule’den çıkış yaptığı, son ayrılışının İpsala’dan 4 Haziran’da olduğu görülüyor. Komiser N.Ş.’nin Bosna Hersek ’te olabileceği kaydediliyor.

Geçen yıl internette tanıştığı 14 yaşındaki Ö.C.’ye kendisini ‘spor menajeri’diye tanıtan komiser N.Ş., kız çocuğuyla bir yıla yakın süre ilişkisine devam etti. N.Ş.’nin istismarının okul çevresinde duyulması üzerine Ö.C., 26 çocuk ve bir yetişkinin daha istismarına maruz kaldı. Çocuk sanıklardan bazıları cinsel ilişki sırasında Ö.C.’nin görüntülerini çekerek, çevreye yaydı. Savcılığa ulaşan ihbar üzerine Komiser N.Ş., ona evinin anahtarını veren Şube Müdürü E.T. ve 26 çocuk şüpheli 30 Haziran’da gözaltına alındı, 1 Haziran’da tutuklanması istemiyle sevk edildiği mahkemede nöbetçi icra hâkimi tarafından, kaçma şüphesi olmadığı gerekçesiyle bırakıldı. Komiser N.Ş., savcılığın karara itirazını öğrenince 4 Haziran’da elini kolunu sallaya sallaya yurtdışına kaçtı.

Ö.C. liseli sanıklarla aynı okula gitmeyecek

Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı, lise öğrencisi 14 yaşındaki Ö.C. ile Ö.C.’yi cinsel istismarda bulunma suçlamasıyla yargılanan liselilerin aynı okulda okumaması için çalışma başlattı. Yetkililer koruma altındaki Ö.C.’nin anne ve babasının da görüşü alındıktan sonra başka ile nakledilebileceğini belirtti.

Sakarya Milli Eğitim Müdürlüğü’nün de soruşturma kapsamında 90 gün tutuklu kaldıktan sonra tahliye olan 19 lise öğrencisi ile ilgili bilgi aldığı öğrenildi. Sakarya Milli Eğitim Müdürlüğü’nün öğrencileri il genelindeki başka okullara gönderebileceği belirtildi.

Haziran ayında ortaya çıkan olayla ilgili davada ikisi polis memuru 35 sanık yargılanıyor. Sanıklardan 15-18 yaşları arasındaki 19 liseli, 90 gün tutuklu kaldıktan sonra ilk duruşmada tutuksuz yargılanmak üzere salıverildi. Sanıkların alkışlarla karşılanması tepki çekerken, dava sırasında sanık aileleri “Bizimkiler de çocuk” diyerek Ö.C’ye destek vermeye gelen kadın örgütü temsilcilerine tepki gösterdi. Liseli gençlerin tahliyesi sonrası davada tutuklu sanık kalmadı.

Kaynak: Radikal


 
14 yaşındaki Ö.C.’ye 35 kişinin cinsel istismarda bulunduğu iddiasına yönelik, 'utanç davası'nın bir numaralı sanığı olarak iddianamede adı geçen ve Bosna Hersek’e kaçtığı ileri sürülen Sakarya Emniyet Müdürlüğü'nde görevli şube müdürü N.Ş.'nin Türkiye’ye getirilmesi için kırmızı bülten çıkartılıyor.

Yurtıdışına kaçtıktan sonra avukatı aracılığıyla emeklilik dilekçesi verdiği belirlenen N.Ş.'nin, Sakarya Adliyesi'nde görev yapan hakim eşi de boşanma davası açtı.

Geçen Haziran ayında ortaya çıkan 14 yaşındaki Ö.C.'ye cinsel istismar suçundan yargılanan 15- 18 yaş arasındaki 19 liselinin tahliyeleri sonrasında, davada 1 numaralı sanık olarak adı geçen ve Bosna Hersek’e kaçtığı belirtilen Sakarya Emniyet Müdürlüğü Halkla İlişkiler Şube Müdürlüğü'nde görevli Emniyet Müdürü N.Ş.’nin Türkiye'ye getirilmesi için Sakarya Emniyet Müdürlüğü harekete geçti.

Kırmızı bültenle aranacak

Cinsel istismar davası kapsamında polis müdürü N.Ş., diğer sanıklarla birlikte 'Çocuğun cinsel istismarı ve hürriyetten yoksun kılma' suçlarından 30 Mayıs tarihinde gözaltına alındı. Bir gün sonra çıkartıldığı mahkemece serbest bırakılan N.Ş., araya haftasonunun da girmesiyle 4 Haziran tarihinde İpsala’dan yurtdışına çıkış yaptı.

Polis Müdürü N.Ş.'nin Bosna Hersek’te yaşayan akrabalarının yanında olduğu bilgisine ulaşıldı. Sakarya Emniyet Müdürlüğü, Türkiye ile suçluların iadesi anlaşması bulunan Bosna Hersek'ten polis müdürü N.Ş.nin Türkiye’ye getirtilmesi için İnterpol nezrinde girişimlere başladı. Hazırlanan dosya interpole gönderilecek N.Ş.nin kırmızı bültenle araması çıkartılacak.

Hakim eşi boşanma davası açtı

Polis Müdürü N.Ş.'nin Sakarya Adliyesi’nde ceza hakimi olarak görev yapan eşi L.Ş.'nin de boşanmak için dava açtığı belirtildi. L.Ş.nin geçtiğimiz gün Sakarya Aile Mahkemesi'ne eşinden boşanmak için dilekçe verdiği kaydedildi.

Emekliye ayrılmış

Bu arada Utanç davasında 1 numaralı sanık olarak yer alan polis müdürü N.Ş.'nin emekliye ayrıldığı da ortaya çıktı. N.Ş.'nin soruşturma kapsamında gözaltına alındığında 30 Mayıs tarihinde Sakarya Emniyet Müdürlüğü tarafından diğer polis müdürü E.T. ile birlikte açığa alındığı, mahkemece serbest bırakılmalarından sonra da görevlerine iade edilme kararı alındığı belirtildi. Polis Müdürü E.T.'ye görevine iade tebliği yapıldığı, ancak N.Ş.'nin bulunamaması nedeniyle tebligat yapılamadığı, görevine gelmediği için de istifa etmiş sayılması için 10 günlük yasal sürenin bitmesine 2 gün kala, avukatı aracılığıyla emeklilik dilekçesi vererek emekliye ayrıldığı belirlendi.
 
 
Sakarya Barosu Çocuk Hakları Komisyonu üyesi İlknur Ebiz Yıldız'ın, Çağdaş Hukukçular Derneği'nin şikayeti üzerine komisyondaki üyeliğine son verildi.

Sakarya'daki 14 yaşındaki Ö.C.'ye cinsel istismar davasının firari sanıklarından polis müdürü N.Ş'nin avukatlığını yapan İlknur Ebiz Yıldız'ın, aynı zamanda Sakarya Barosu Çocuk Hakları Komisyonu üyesi olması meslektaşları tarafından tepkiyle karşılanmıştı.

Davaya müdahil olan Çağdaş Hukukçular Derneği (ÇHD) İstanbul Şubesi'ndan Avukat Müşir Deliduman'ın hazırladığı raporda, "Polis müdürü N.Ş.'nin avukatı İlknur Ebiz Yıldız aynı zamanda Sakarya Barosu Çocuk Hakları Komisyonu üyesidir. Dava konusunun çocuğa karşı işlenmiş bir suç olduğu göz önüne alındığında ilgili avukatın bu göreviyle bağdaşmayan bir tutum içerisinde olduğu anlaşılmaktadır. Bu nedenle Sakarya Barosunun bu duruma son vermesi gerekmektedir" açıklamasına yer verilmişti.

Savunma Sebebi: Masumiyet Karinesi

Polis müdürü N.Ş.'nin avukatı İlknur Ebiz Yıldız ise iddialarla ilgili olarak "Ben masumiyet karinesine inanan bir insanım. Mahkemelerce suçu sabit olmadığı sürece herkes masumdur" demekle yetinmişti.

İstifa etmesini istediler

Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi Çocuk Hakları Komisyonu Başkanı Avukat Müşir Deliduman, dün Sakarya Barosu Çocuk Hakları Komisyonu'na bir başvuruda bulunarak avukat İlknur Ebiz Yıldız'ın komisyondan istifa etmesini ya da komisyondaki görevine son verilmesini talep etti. Masumiyet ilkesi ve savunma hakkından N.Ş faydalanması gerektiği ifade edilen dilekçede "Çocuk haklarında çalışmaya karar vermiş bunu bir tercih olarak göstermiş bir avukatın böylesine göz önünde olan toplumsal olarak da etkisi yadsınamayacak bir olayda ne olursa olsun çocuğun yanında yer almayıp sanık avukatlığını yapması etik olarak doğru değildir" denildi.

Bu gelişme üzerine Avukat Yıldız 3 Eylül tarihinde Sakarya Baro Başkanlığına verdiği dilekçe ile istifa etti. Yıldız istifa dilekçesinde şunları yazdı:

"Kamu görevi olduğu tartışmasız mesleğim nedeniyle uğradığım bu saldırılara karşı tüm hukuki ve cezai şikayet haklarımı saklı tutmakla birlikte, yaklaşık on yıldır gönüllü olarak sürdürdüğüm Sakarya Barosu Çocuk Hakları Komisyonundaki görevimin, şahsımla birlikte yıpratılmamasın amacıyla hukukun en temel ilkelerinden olan, adil yargılanma hakkının dayanağı ve avukatlık mesleğinin varoluş nedenlerinden biri olan suçsuzluk karinesine olan inancımla yukarıda anılan yargılama sonuçlanıncaya kadar, üyesi olduğum çocuk hakları komisyonundan istifa ediyorum."

Sakarya Barosu, kamuoyundan gelen tepkiler nedeniyle avukat İlknur Ebiz Yıldız'ın barodaki Çocuk Hakları Komisyonu üyeliğine son verdiği öğrenildi.

"Sosyal medyadaki fotoğraflarımı kullandılar"

Avukat Yıldız, Ö.C. davasının gündeme gelmesiyle Sakarya Barosu tarafından Sakarya Barosu Çocuk Hakları Komisyonundaki görevine son verildiği yönünde gerçeği yansıtmayan haberler çıktığını, bu haberlerde de twitter ve facbeooktaki hesaplarındaki fotoğraflarının izinsiz kullanıldığını söyledi. Yıldız, '‘Sosyal medyadaki fotoğraflarımı bazı blog siteleri alarak izinsiz kullandılar. Bunlarla ilgili Sakarya Cumhuriyet Savcılığına suç duyurusunda bulundum. Twitter ve Facebook’taki hesabımı da kapattım" dedi.

 
 

TBMM Çocuk Hakları İzleme Alt Komisyonu Başkanı AK Parti İstanbul Milletvekili Prof. Dr. Türkan Dağoğlu, Sakarya’da biri firari iki emniyet müdürünün de aralarında bulunduğu 35 kişinin cinsel istismarına uğrayan 14 yaşındaki Ö.C. davası ile ilgili 19 sanığın tahliye edilmesine isyan etti.

Star’a konuşan Dağoğlu, “Elimden gelse tecavüzcülere idam cezasını getirirdim ama onların gün yüzü görmeyecek şekilde, af seçeneği de olmayan müebbet cezasından yanayım. Çünkü tecavüz eden bundan vazgeçmiyor yine çıkınca deneyecektir.” dedi.

Kaynak: Star

 
 
Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, 14 yaşındaki kız çocuğunun cinsel istismara uğramasıyla ilgili davada sanıkların tutukluluğunun kaldırılması kararına yönelik yapılan itirazı reddetti.

Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde 29 Ağustos'ta yapılan ilk duruşmada 20 tutuklu sanığa verilen tahliye kararına itiraz eden mağdur avukatı Harika Günay Karataş'ın başvurusunu inceleyen Sakarya 1. Ağır Ceza Mahkemesi, itirazı usul yönünden reddetti.

Öte yandan Aile ve Sosyal Politikalar Bakanlığı davada tutuklu sanıkların serbest bırakılmasına itiraz edileceğini açıklamıştı. Ancak mahkemeye henüz bir itiraz talebinin ulaşmadığı belirtildi. Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında haziran ayında 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulundukları ileri sürülen 35 sanıktan 20'si tutuklanmıştı.

Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülen davanın ilk duruşmasında 20 tutuklu sanığın tahliyesine karar verilmişti. Biri polis müdürü 4 sanık hakkında yakalama kararı çıkarılmıştı.

 
14 yaşındaki lise öğrencisi Ö.C.'ye tecavüz ettiği iddiasıyla 2'si polis müdürü 35 kişinin yargılanmasına 2'nci Ağır Ceza Mahkemesi'nde yarın devam edilecek. Olayın ardından Ö.C, koruma altına alınmıştı.

Geçen Haziran ayında ortaya çıkan olayda, lise birinci sınıf ögrencisi olan Ö.C.'ye arasında Sakarya Emniyeti'nde görevli iki polis müdürünün de bulunduğu 35 kişinin cinsel istismarda bulunduğu öne sürüldü.

Sakarya Emniyet Müdürlüğü'nde şube müdürü olarak görev yapan ve yurtdışına kaçtığı belirtilen N.Ş. küçük kızla cinsel ilişki kurmak suçundan gıyabında yargılanıyor. Tutuklu 20 lise öğrencisi ise davanın ilk duruşmasında tahliye edilmişlerdi.

35 sanıklı davanın görüldüğü mahkeme mağdur ve sanıkların yaşlarının küçük olması nedeniyle ilk duruşmada yayın yasağı kararı almıştı.
 
Sakarya'da 14 yaşındaki ilköğretim öğrencisine yönelik cinsel istismarda bulundukları ileri sürülen 35 sanığın yargılanmasına bugün devam edilecek. Duruşma öncesinde Çağdaş Hukuçular Derneği İstanbul Şubesi üyeleri ile Sakarya ve Kocaeli Kadın Platformu üyeleri Adliye önünde eylem yaptı.

50 kişilik grup, pankart açarak sloganlar attılar


Sakarya Cumhuriyet Başsavcılığı'nın yürüttüğü soruşturma kapsamında Haziran ayında 14 yaşındaki kız çocuğuna cinsel istismarda bulundukları ileri sürülen 35 sanığın yargılandığı davanın ikinci duruşması bugün Sakarya 2. Ağır Ceza Mahkemesi'nde görülecek. Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi üyeleri ile Sakarya ve Kocaeli Kadın Platformu üyeleri, duruşmanın görüleceği Sakarya Adliyesi'nin önünde eylem yaptı. Yaklaşık 50 kişilik grup, pankart açarak sloganlar attı.

 
 
'Utanç davası' olarak bilinen 14 yaşındaki lise öğrencisi Ö.C.'ye 2’si polis müdürü 28’i çocuk olmak üzere toplam 34 kişinin cinsel istismarda bulunduğu iddiasıyla 2'nci  Ağır Ceza Mahkemesi'nde acılan davanın ikinci duruşmasında, firarda olan ve 3'ü duruşmaya 20 gün kala, 1'i ise 1 gün kala teslim olan 4 çocuk için de tutuksuz yargılanmaları kaydıyla tahliye kararı çıktı. Bu arada taciz mağduru Ö.C.'yi koruma altına alan Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı ise davaya müdahil olarak katılma talibinde bulundu.

Adapazarı’nda haziran ayında lise birinci sınıf öğrencisi 14 yaşındaki Ö.C.'ye cinsel istismarda bulundukları ileri sürülen ikisi polis müdürü 28’i lise öğrencisi 34 sanıklı davanın  duruşması bugün Sakarya Adliyesi'nde gerçekleştirildi. Duruşma öncesi Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi üyeleri ile Sakarya ve Kocaeli Kadın Platformu üyeleri, duruşmanın görüleceği Sakarya Adliyesi'nin önünde ellerinde pankartlarla protesto gösterisi yaptı. Bu protesto gösterisi sırasında sanık lise öğrencilerinin aileleri 'Adliye önünde eylem yapılmasına nasıl izin veriliyor?' diyerek tepki gösterdi. Ancak ellerinde 'Tacize tacize hayır. Tecavüzcüler yargılansın' yazılı pankartlar bulunan kadınların tepkileri duruşma sonuna kadar sürdü.

Sanık Liseliler De Geldi

Sakarya 2'nci ağır Ceza Mahkemesi'nde saat 09.30 ‘da başlayan duruşmaya davanın 1 numaralı sanığı olarak iddianamede adı geçen ve yurtdışında bulunan polis müdürü N.Ş.'nin arkadaşı polis müdürü E.T., ilk duruşmada tahliye olan 19 lise ögrencisi ile firarda iken haklarında yakalama kararı bulunan, 3'ü duruşmadan 20 gün önce, 1'i ise 1 gün önce teslim olan yaşları ve  15'den küçük 4 öğrenci olmak üzere toplam 32 sanık katıldı.

Basına kapalı olarak yapılan ve mahkemece içeriğinin yayınlanmasıyla ilgili yayın yasağı da konulan duruşmada tutuksuz olarak yargılanan polis müdürü N.Ş.'ye yer temin ettiği öne sürülen polis müdürü N.T. suçlamaları kabul etmedi. Olay sonrasında Konya Emniyet Müdürlüğü emrine atanan N.Ş. "Benim olayla ilgili bilgim yok. Olayları sonradan öğrendim" dedi. Duruşmada ifade veren 4 tutuklu öğrenci de suçlamaları kabul etmeyerek Ö.C.nin iddialarını reddetti.

Bu arada davaya müdahil olarak katılmak isteyen Aileden Sorumlu Devlet Bakanlığı'nın dilekçesi de geldi. Mahkeme heyeti bu talebi kabul etti. Davaya bundan sonra bakanlık müdahil olarak katılacak.

Gazeticilere Tepki

Bu arada dava nedeniyle Sakarya Adliyesi'ne çocuklarıyla birlikte gelen sanık liselilerin yakınları da gazetecilere tepki gösterdi. Özellikle anneler, sanık olarak yargılananların daha çocuk olduğunu söyleyerek "O kızın hayatı karardı diyorsanız, bizim çocuklarımızın hayatı da karardı. Dengeleri bozuldu" dediler.

4 Öğrenciye De Tahliye

Mahkeme yaklaşık 3 saat süren duruşma sonrasında haklarında yakalama müzekkeresi bulunan ve 3'ü davaya 20 gün kala, 1'i ise 1 gün önce  teslim olan 4 öğrencinin de tahliyesine karar verdi.

Toplam 34 kişinin yargılandığı dava ile ilgili olarak şu anda yurtdışına kaçan polis mürürü N.Ş. ile bir öğrenci hakkında yakalama kararı bulunuyor.

Davanın Başka İle Alınması

Davayı izlemeye Çağdaş Hukukçular Derneği İstanbul Şubesi üyeleri ile birlikte gelen avukat Murşit Deliduman, davanın başka ile alınması için başvuruda bulunacaklarını söyledi.

Davanın Sakarya’da görülmesinin davanın seyri açısından sıkıntılı olduğunu söyleyen Deliduman, "Dava öncesinde basın mensuplarına yönelik sözlü tacizler oldu. Davada 2 polis müdürün de bulunması ve sanıkların hepsinin Sakarya’da olması nedeniyle davanın başka ile alınması için bakanlığa başvurada bulunacağız" dedi.

Ö.C.’nin Avukatı: Bana Yasak Getirdiler

Ö.C.nin avukatı Harika Güney mahkeme tarafından 2013 yılı 7 Mart gününe ertelenen duruşma sonrasında adliye çıkışında gazetecilere açıklama yaptı. Ö.C. ile, Sosyal Hizmetler İl Müdürlüğü'nün kendisini görüştürmediğini söyleyen Avukat Harika Güney, "Bir haftadır görüsemiyorum. Sosyal Hizmetler bir yasak getirmiş. Neden böyle bir uygulama yapılıyor anlamıyorum" dedi. 

Avukat Harika Güney davada sanık olarak yargılanan 28 çocuğun da rehabilitasyon edilmesi gerektiğini söyleyerek, "Bu çocuklar da mağdur. Bunlar da Ö.C. gibi bir merkezde rehabilitasyona alınmalıdır. Bunu mahkemeye teklif ettik" dedi.

 
 
Bu haber 40778 defa incelenmiştir.

Habere Yorum Bırakın
  burada kiz rizasiyla yapmis facesine bakin diyen sahsiyetleredir lafim,o kizin sizin kiziniz oldugunu bir saniye icin dusunun lutfen... cocuk henüz 14 yasinda daha hayati tanimiyor iyiyi kotuyu ayirt edemiyor,cekin artik ellerinizi bu cocuklarin uzerinden,madem muslumansiniz Allahin yasaklarindan haberiniz vardir herhalde,
Boyaci bey sizde ayni işi yapmişsiniz gibi hissettim yorumunuzdan,ne dersiniz, yani aklinizca kendi vicdaninizi aklamaya calismayin biz yutariz da Allah yutmaz biliyosunuz

Meltem hanim umarim kiziniz yoktur yoksa sizin bu kinadiginiz olayin onun basina gelmesi %100dür,bizim kitabimizda ne diyor Kinadigin bir sey basina gelmedikce ölmeyeceksin,yani kizinizin basina boyle birsey gelse kizinizi suclayacaksiniz oyle mi... sizin kiziniza acirim size degil ... insansiniz.... O yavruyu bu hale getirenlerin herkesin Allah ... versin...
 
 
serpil serpil, 11/09/2013  
 

  ADLİ BİLİMCİLER BU SORUNUN CEVABINI BİLİYORMUSUNUZ?
ruh saglıgı kalıcı bozuk olan nasıl oluyorda fakülteyi kazanıyor.avrupa konseyi test yapın okul başarısına bakın diyor.tabi bizde bakmıyorlar sırf ceza vermek için düzmece raporlar 15 yıl adam suçlu olmasada cezaevleri doldu.Adli Bilimciler size soruyorum nasıl oluyor kendi yasamını idame edemeyecek derecede ruhsal saglıgı bozuk olan fakülteki kazanıyor.sizin rapora göre kazanamaz ama kazanmıiş demekki yankış rapor vermişsiniz yazık degilmi o adama yıllarca xeza evinde yatacak tek sizin raporunuzdan böyle binlerce şuçsuz kişi var yazık degilmi bu topluma bilgi verin adalet yok deyin konu cinsellik oldumu gerisi teferruat deyin.vicdanmı o ne yahu deyin.böyle rapor verip nasıl rahat yemek bogazınızdan geçiyor nasıl rahat uyuyorsunuz onu bu topluma anlatınız.hatta kalıcı bozuk dediginiz kişilerin hiç ilaç kullanmadıklarını tedavi olmadıklarını yazınız başarılarınızı anlatınız.Bunları delil olarak sunanların delilleri kabul olmadıgını insanların suçsuz içeri tıkmanın güzelligini anlatınız.iki feminist erkek düşmanı eylem yapınca cezaları 20 kat arttırdıgınızı anlatınız.Toplum ne kadar ahlaka önem verdigimizi anlasın çünkü biz ahlaklıksızlık olmasında adaletsizlige razıyız hoşnutuz deyip anlatınız
 
 
misafir, 01/09/2013  
 

  Cinsel İstismar yasası degişmezse cinsel istismarla suçlananlara acırım.Tecavüz edenlerede kızamam.Nedemi kızın burnuna dokunan,saçına dokunan istismarcı.istismarada tecavüzede aynı agırlaştırıcı ceza uygulanıyor.Yerel mahkeme bile tecavüz fiiliyle temas etme arasında fark vardır.agır suçla hafif suça aynı agırlaştırıcısı ceza uygulaması olmaz dedi.Tecavüzcüye verilen 15 yıllık ceza istismara burnuna,saçına dokunanada veriliyor.Kaza ilede olsa çünkü iddia oldumu sanıgın yapacagı bir şey yok.istismara 3 yıl verilmesi gerekirken 15 yıl 12 yıl düzmece ruhsaglıgı raporlarından fazladan adaletsizce veriliyor.onun için istismarla suçlananlara acıyorum.  
 
BANU AY, 17/07/2013  
 

  istismar Tecavüz ruh saglıgını kesin bozuyorsa niye Avrupa Konseyi Test yapın okul başarısına bakın diyor.Onlar test yapıyor okul başarısına bakıyor adaleti arıyor.SİZ bakamayız ugraşamayız demeniz adaletsizlige devam demektir.o zaman onlardan işinize geleni zihniyetinize uyanı al.uymayanı alma sadece iddia oldu masum insanlarıda ruhsaglıgıbozulmuş kabul incelemeden 15 yıldan az olamaz maddesi getir masumlarıda tık.Bu ne vicdansızlık,bu ne kin düşmanlık bu ne adaletsizlik.test yapın okul başarısına bakın inceleyin ayrıca yargıtayın istedigi suçun ani ve kesik hareketlerle işlenmesi maddesini çıkarın  
 
BANU AY, 12/07/2013  
 

  ANAYASA MAHKEMESİ İÇ HUKUKA KARIŞAMAYIZ DEDİ.ADALETSİZLİGİ GÖRMEDİ ÇÖZMEDİ.OYSA MAHKEME ŞÖYLE SÖYLEMİŞTİAğır Ceza Mahkemesi, gerekçesinde ?102. maddede cinsel saldırı, 103. maddede çocukların cinsel istismarı suçlarının sayıldığını, bu suçlar arasında fark bulunduğunu, ceza artırımına ilişkin hükümlerin ise tüm suçları kapsayacak şekilde düzenlendiğini? belirtti. Bu suçlarda ceza artırımının, daha hafif suç için ayrı, daha ağır suç için ayrı belirlenmesi gerektiğine işaret eden yerel mahkeme, bunun Anayasa?nın eşitlik ilkesine aykırı olduğunu savundu.
YEREL MAHKEMENİN ADALET İSTEGİ OLMADAN ADALETTEN BAHSEDENEYİZ
 
 
hürrem BARIŞ, 03/06/2013  
 

  Zira,cebren ırza geçmede dahi ceza,çocuklarda 8 yıl iken basit bir cinsel eylemde ruhsağlığının bozulduğundan bahisle15 yıla çıkar?  
 
HÜRREM BARIŞ, 02/06/2013  
 

  Olayın en büyük suçlusu emniyet müdürüdür.Hadi ötekiler çocuk dedik.Davada 8 tane de yetişkin istismarcı var.Çocukları bilmem ama bu yetişkinler cezalandırılmalı.  
 
H., 22/11/2012  
 

  Tecavüzle yargılanan N.Ş. isimli 43 yaşındaki emniyet müdürünün bilgisayarında çocuk pornosu bulunmuş.Buna ne diyorsunuzu efendiler?  
 
Anonim, 22/11/2012  
 

  Arkadaş davada 43 yaşında bir emniyet müdürü de 19'lu yaşlarda adamlar da var.Sadece 13 yaşındaki çocuktan bahsedip diğerlerini görmezden gelmek art niyetliliktir.Ayrıca çocuk suçları diye bir şey var.Baklava çaldığı için 10 yıl hapis yatan çocuklar var.Niye onlar da çocuk değil mi?Eğer onlar ceza alıyorsa bu tecavüzcü çocuklar niye almasın.Hem piskologlar ve psikiyatrlar kızın günde 4-5 ilaçla ayakta durduğunu söylüyorlar.Madem isteğiyle yaptı neden ilaçlarla ayakta duruyor?Vicdanınız yok onu anladık ama aklınız da mı yok?  
 
Anonim, 22/11/2012  
 

  Hey Allah'ım, ne kadar tecavüzcü yakını varsa farklı isimle burda 14 yaşındaki çocuğa sövüyor. Yasalara göre 15 yaşın altında rıza aranmaz. Ayrıca kıza laf atanların facesini de gördük. Twitter'da yazdığı sapık şeyleri de gördük.Şimdi isim verdirtmeyin bana.Kızın arkadaşları kızı sessiz-sakin,kendi halinde bir çocuk olrak tanımlıyor.Nedense tecavüzcü yakınları dışındakilerden olumsuz tek bir söz çıkmıyor.Ayrıca sadece birkaç çocuk küçük.Davada 43 yaşında bir emniyet müdürü, yaşları 19 olan adamlar da var.Evet çocuklar da var ama yetişkinleri de göz ardı etmemek gerek.  
 
Anonim, 22/11/2012  
 

  Ece hanım tvde gördüklerinle yorum yapma, kızı tanıyanlar nedense senin gibi düşünmüyor, 13 yaşındaki çocuk kıza tecavüz etmiş, peh....
Bence çocukların ailesi, kızı ve ailesini dava etmeli, bunca insanla düşüp kalk sonra hayatını karart insanların, yani kısacası olay kesinlikle iğrenç bir olay ancak bence erkek çocuklar da mağdur, 13 yaşındaki erkek çocuk işte hata yapmış. ama kızınki hata değil.
 
 
boyacı, 22/11/2012  
 

  yazık ya burda kıza laf atanlar war ve bu yorumları yapanlarda kızlar.14 yaşındaki kız 34 kişinin cinsel istismarına tacizine uğruyo psikolojisi bozuluyo dewlet korumaya alıyo kimseyle görüştürmüyo ceza çekmesi o kadar kişi warken kız kendisi cezaewi hayatı sürüyo adaletsizlik bu o da yetmiyo cocuk birosunda çalışan avukat gidiyo kaçan polisin avukatlığını sawunuyo rezalet...  
 
ece ege, 19/10/2012  
 

  Çok saçma. Olayı kızla aynı yerde yaşayan bir okul hocasından biliyorum. Kızın zaten önüne gelenle düşüp kalktığı bilinen birşeymiş. Bilerek isteyerek önüne gelenle yatan bir kişi sadece. Niye bu kadar büyütülüyorki olayı. Kimse kimseye defalarca böyle bişey yaptırtamaz. Gece evine giderken ara sokakta tecavüze uğrarsan inanılır ama buna kimse inanmaz!  
 
b tl, 25/09/2012  
 

  Bir de devlet korumasında geçen bir günü anlatmışlar ya işte şimdi çocuk gibi yaşamaya başlamış.  
 
Seray Akı, 08/09/2012  
 

  herkes dava bitmiş ve hepsi serbest bırakılmış gibi davranıyor. Yahu yargılama zaten devam ediyor ve herkes cezası neyse çekecek zaten. Hakimlerden daha mi iyi biliyorsunuz da itiraz ediyorsunuz verilen her karara.
Ayrıca şu kadın dernekleri her olaydan sonra pankart açmak yerine keşke zamanında çalışmalar yapsalar da kızların bu tür durumlara düşmelerine engel olsalar. Bir de savundukları mağdurun olaylar açığa çıkmadan önce kendi sayfasında zorlama olmadan yaptıklarına, paylaştıklarına baksalar.
Türk hukukuna güvenimiz sonsuz ama medya yanlı haber yapmasın.
 
 
Seray Akı, 08/09/2012  
 

  14 yaşındaki çocuk oluyoda 13 yaşındaki tecavüz eden oluyo.ya o çocukların çoğu ne yapacağını bile bu kızdan öğrenmişler.medya neyi savunuyosun neyi aklamaya çalışıyosun.O kızın facebook sayfasında yazdıklarını da ele geçirse ya şu radikal gazetesi.tarafsız habercilik ilkeniz nerde kaldı sizin.Bu belgelerin hepsi mahkemede mevcut...Hadi bekliyoruz yayınlayın kızın facede yazdıklarını.tüm türkiye neyi savunduğunu öğrensin.
 
 
meltem, 04/09/2012  
 

  internetten erkeklerle tanış onlarla beraber ol diye kim zorlamış kendi iredesiyle yaptığı şeyin adı istismar oldu nasılda aklıyoruz herşeyi canı istemiş kızımızın yapmış şimdi çocuk oldu..bence bu tip şeyleri abartacağımıza ne olacak bu pkk nereye kadar evlatlarımız ölecek??uçkur davalarını değil bence bizim için can verenleri takip edelim Allah askerlerimize kuvvet versin amin..  
 
Havva Güler, 02/09/2012  
 

  Saçmalığa bak. Ne yani herkesi mi tutuklasalardı. Bu ülkede teröre bulaşmış adamlar bile serbes kalabiliyor..  
 
MELİK, 02/09/2012  
 

  Olayı bir vatandaş olarak takip ediyorum ilk medyaya yansıdığı günden beri..Bence kelimenin tam anlamıyla SKANDAL... (Skandal'ın anlamına bakınız lütfen...)  
 
YAVUZ D, 01/09/2012  
 

  Şantaj korkusundan o kadar kişiyle beraber olacağına şikayet etseydin, tüm gerçekler baştan ortaya çıksaydı a kızım. Facebook'ta, orada burada tanıştığı, ne idüğü belirsiz insanlarla görüşerek hayatını mahvetmiş. İstismar falan diyorlar işte...  
 
Seda, 01/09/2012  
 


yalova yurtlar - çankırı yurtlar - kırşehir yurtlar - yurtlar
Anket
  Ağustos'ta yapılacak olan Cumhurbaşkanlığı seçimi için AK Parti Recep Tayyip Erdoğan, CHP ve MHP Ekmeleddin İhsanoğlu, HDP ise Selahattin Demirtaş'ın adaylığını açıkladı. Sizce bu adaylardan hangisi 12. Cumhurbaşkanı olmalı?
 
  Oyla
SON GELİŞMELER
 
 
SakaryaRehberim.com
Sakarya'nın Eleman İlanları Sitesi
Sakarya'nın Emlak İlanları Sitesi
Türkiye'nin Yurt Arama Servisi
İkinci El Araç Sitesi